"Bütçemi nasıl dağıtmalıyım?" performans pazarlamanın en sık sorusu. Meta'ya mı, Google'a mı, yeni kanala mı? Tek bir evrensel formül yok ama sağlam bir mantık var. Bu yazıda bütçeyi akıllıca dağıtmanın çerçevesini sahadan anlatıyorum.
Bütçeyi "şu kanal iyi" diye değil, "hangi iş hangi kanalda daha iyi yapılıyor" diye dağıtın. Her kanal farklı bir işe yarar. Google var olan talebi yakalar, Meta ve TikTok talep yaratır. Doğru dağıtım, paranızı işin gerektirdiği yere koymaktır.
Google ve Meta arasındaki dengeyi ayrı bir yazıda detaylandırıyorum.
Bütçeyi sadece kanala değil, funnel aşamasına da bölün: yeni kitle (üst), değerlendirme (orta), yeniden pazarlama (alt). Sadece en sıcak kitleye (yeniden pazarlama) yığmak iyi ROAS verir ama huniyi beslemediği için büyümeyi tıkar. Üst huniyi beslemezseniz, dönüştürecek yeni kişi kalmaz.
Bütçenizin bir kısmını her zaman teste ayırın: yeni kreatif, yeni kitle, yeni kanal. Kalan, kanıtlanmış kazananları ölçeklemeye gider. Yaygın yaklaşım, büyük kısmı çalışan işlere, küçük bir kısmı sürekli teste ayırmaktır. Test etmeyen marka, kazananlar yorulunca yedeksiz kalır.
Dağıtımın doğru olup olmadığını tek tek kampanya ROAS'larıyla değil, bütünsel MER ile ölçün. Dağıtımı değiştirip MER iyileşiyorsa doğru yöndesiniz. Bu, atfetme yanılsamasından korur.
Bütçe dağıtımının performans sistemindeki yerini performans pazarlama rehberinde ele alıyorum. Markanız için doğru dağıtımı kurmak isterseniz danışmanlık kapsamında birlikte planlayabiliriz.
Ürününüze ve talebe bağlı. Aranan bir ürünseniz Google, talep yaratmanız gereken bir ürünse Meta öne çıkar. Küçük bütçeyle test edip MER'e göre kaydırmak en sağlıklısı.
Başlangıçta tek kanalda ustalaşmak, birçok kanalda dağılmaktan iyidir. Bütçe ve sistem oturdukça kanal ekleyin. Az bütçeyi çok kanala bölmek, hiçbirinde öğrenmeyi tamamlayamamak demektir.
Evet. Test etmezseniz kazanan kreatifler yorulunca yedeğiniz olmaz. Sürekli küçük bir test bütçesi, uzun vadeli istikrarın sigortasıdır.