Yapay zekâ ile SEO yapmak serbest; Google içeriğin nasıl üretildiğine değil, kullanıcıya ne kadar değer kattığına bakıyor. Sınır şu: araçlarla kullanıcıya yeni bir şey sunmayan sayfaları toplu hâlde üretmek, Google'ın ölçeklendirilmiş içerik istismarı politikasına takılabilir. Yapay zekâ araştırmayı, gruplamayı, taslak çıkarmayı ve kontrolü hızlandırır; deneyimi, veriyi ve son kararı ise insanın eklemesi gerekir.
"Yapay zekâ SEO" ifadesi iki ayrı ihtiyacı anlatıyor: yapay zekâ yanıtlarında görünmek ve SEO işini yapay zekâ araçlarıyla yürütmek. Bu yazı ikincisine odaklanıyor: hangi işler güvenle otomatikleşir, hangileri risk taşır ve Google'ın kuralları neyi söyler.
Google'ın üretken yapay zekâ içeriği rehberi, bu araçların bir konuyu araştırırken ve özgün içeriğe yapı kazandırırken faydalı olabileceğini kabul ediyor. Aynı rehber, bu araçlarla okuyucuya katkı sunmayan sayfaları seri hâlde yayımlamanın spam politikasına aykırı düşebileceğini de açıkça yazıyor. Değerlendirme ölçütü, faydalı içerik anlayışının kendisi: içerik okuyucuya bir şey katıyor mu?
Rehberde gözden kaçan iki ayrıntı daha var. Birincisi, doğruluk ve kalite beklentisi yalnızca metin için değil; başlık etiketi, meta açıklama, yapılandırılmış veri ve görsel alt metinleri için de geçerli. İkincisi, içeriğin nasıl üretildiğine dair bağlam vermek okuyucuya yardımcı olabilir. Google ayrıca, kalite değerlendirici yönergelerinin çok az emekle, özgünlük ve katma değer olmadan üretilmiş ana içeriği nasıl ele aldığına bakmayı öneriyor.
Yapay zekânın en çok zaman kazandırdığı işler, çıktının bir insan tarafından hızla doğrulanabildiği işlerdir:
Bu işlerin ortak noktası, çıktının bir uzman tarafından dakikalar içinde doğru ya da yanlış diye işaretlenebilmesi. Doğrulaması saatler süren bir çıktıda ise zaman kazancı hızla kayboluyor.
Risk, çıktının doğrulanmadan ve ölçekte yayımlandığı yerde başlıyor:
Yapay zekâyı dört noktada konumlandırmayı öneriyorum:
Üçüncü adımın insanda kalmasının sebebi basit: yapay zekâ yanıtları ve Google, özgün bakış açısı ve ilk elden deneyim arıyor. Bir modelin zaten bildiğini tekrar eden metin, ne klasik aramada ne yapay zekâ yanıtlarında fark yaratır. Bu fikrin SEO'daki karşılığı bilgi kazanımı, güvenilirlik boyutu ise E-E-A-T.
Yapay zekâ destekli bir içerik yayına girmeden önce altı soruya "evet" cevabı verebilmeli:
Bu kontrol, yapay zekânın en zayıf olduğu iki alanı kapatıyor: güncel ve özgül bilgi. Model genel geçer cümleleri iyi kuruyor; ama işletmenizin iade süresini, geçen ayki kampanya sonucunu ya da müşterilerinizin en sık sorduğu soruyu bilmiyor. Bu bilgileri eklemek, metni hem okuyucu hem arama motoru için değerli kılan kısım.
Araç pazarı çok hızlı büyüdü. Google'ın tutumu net: "iç metrikler" kullandığını ya da sıralama başarısı vaat eden bir aracın söylediğine temkinle yaklaşın, çünkü şirket dışından hiçbir araç Google'ın sıralama ya da yapay zekâ sistemlerini göremiyor. Yapay zekâ görünürlüğünü ölçtüğünü söyleyen araçlar da belirli istemleri belirli zamanlarda çalıştırarak örneklem topluyor; sonuçlarını yön gösterici olarak kullanın, kesin veri olarak değil. Bir aracı denemeden önce verisini nereden aldığını, istemleri hangi sıklıkla ve hangi dilde çalıştırdığını sorun. Pazarda dolaşan abartılı vaatleri GEO'da doğru bilinen yanlışlar yazısında topladım; iki anlam arasındaki sınırı SEO, GEO ve AEO farkı yazısı netleştiriyor.
Alabilir. Google, içeriğin üretim biçimini değil kalitesini değerlendiriyor. Ancak yapay zekâ çıktısı başka kaynaklardaki bilgiyi özetlemekten öteye geçmiyorsa, rakiplerinden ayrışacak bir sebebi olmuyor. Belirleyici olan, metnin okuyucuya başka yerde bulamayacağı hangi bilgiyi verdiği.
Google Arama için zorunlu değil; Google, içeriğin nasıl üretildiğine dair bağlam vermenin okuyucuya yardımcı olabileceğini söylüyor. Merchant Center'daki ürün verisinde ise yapay zekâ ile üretilen başlık, açıklama ve görseller için etiketleme kuralı var. Yapay zekâ yanıtlarında görünürlük tarafını GEO rehberinde anlattım.