Ekim’in ilk haftasında satış ekibi aynı gün içinde dördüncü kez aynı cevabı yazdı. 6 Haziran cumartesi dolu. O tarih ertesi yazın en çok sorulan günüydü. Rakamları kolay hatırlandığı için 06.06.2026 çiftlerin listesinde hep ilk sıradaydı ve dokuz ay boyunca yalnızca bu tek gün için 37 talep geldi. Takvimde o cumartesinin iki slotundan biri gerçekten satılmıştı. Diğerinde beş ay önce konulmuş, kaporası alınmamış ve o günden beri kimsenin aramadığı bir opsiyon duruyordu. Reklamlar her gün yeni çiftleri o tarihe getiriyor, ekip her gün o çiftleri geri çeviriyordu.
Aynı hafta Londra’dan yazan bir çift ikinci kez form doldurdu. İlk formuna on dört saat sonra cevap verilmişti ve o cevap çiftin gelen kutusunda değil, gereksiz klasöründe bekliyordu. Çift bizden hiç dönüş gelmediğini düşünmüştü. Bu iki olay bu çalışmanın neredeyse bütün hikayesini özetliyor. Düğün organizasyonunda para çoğu zaman reklam panelinde değil, takvimde, gelen kutusunda ve teklif dosyasında kayboluyor.
Aşağıda okuyacaklarınız, İstanbul merkezli ve Bodrum ile Antalya’da da düğün yapan lüks bir organizasyon ekibiyle dokuz ay boyunca yürüttüğümüz düğün organizasyon dijital pazarlama çalışmasının notları. Çalışma Eylül’de başladı ve Mayıs’ın son haftasında kapandı. Sonra yaz sezonu boyunca o dokuz ayda imzalanan düğünlerin gerçekten yapılıp yapılmadığını izledik. Ekip dört ayrı müşteriye hizmet veriyordu. İstanbul’da evlenen Türk çiftler, kına ve nişan yapan aileler, Bodrum ve Antalya’da evlenmek isteyen yabancı çiftler ve Kasım’da açtığımız yeni bir pazar olarak Avrupa’da yaşayan Türk çiftler. Dördü aynı reklam hesabında, aynı WhatsApp hattında ve aynı Excel dosyasında birbirine karışıyordu.
Dokuz ayın sonunda imzalanan sözleşme sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,6, düğün sözleşmesi yüzde 76 arttı. Yabancı çiftlerle ve Avrupa’daki Türk çiftlerle imzalanan Euro sözleşmelerin toplamı 830 bin Euro’dan 2,48 milyon Euro’ya, yani 2,99 katına çıktı. Dolu bir tarihe gelen talebin payı Eylül’de yüzde 41’di, Mayıs’ta yüzde 8’e indi. Yabancı bir çiftin ilk insan cevabını alma süresi 850 dakikadan 55 dakikaya düştü. Haziran ile Eylül arasındaki 34 cumartesi slotunun tamamı Mayıs bitmeden satıldı. Medya harcaması aynı dönemde yüzde 29,5 arttı, sözleşme başına medya maliyeti ise yüzde 18,8 azaldı.
Bir organizasyon firmasının dijital pazarlaması konuşulurken genellikle reklam görselleri, Instagram akışı ve gelen mesaj sayısı konuşulur. Bu dokuz ayın sonucunu belirleyen konuların hiçbiri o listede yoktu. Takvimde dolu görünen ama aslında boş olan tarihleri bulmak, cevaplarımızın neden spam klasörüne düştüğünü görmek, reklam sistemlerinin hafızasının bir düğün kararından neden kısa olduğunu anlamak ve partner otelle aynı aramalarda birbirimize karşı teklif vermeyi bırakmak. Organizasyon reklamlarından neden çoğunlukla bütçesi uymayan talep geldiğini ayrı bir yazıda genel hatlarıyla anlattım. Burada aynı sorunun tek bir firmada nasıl çözüldüğünü, hangi kararın neye mal olduğunu ve hangi denemenin tutmadığını rakamlarıyla göreceksiniz.
Bütün karşılaştırmalar geçen yılın aynı dokuz ayıyla, yani bir önceki Eylül ile Mayıs arasıyla yapıldı. Düğün işinde mevsim o kadar güçlü ki başka bir başlangıç çizgisi yanıltıcı olurdu. Tutarlar KDV hariç sözleşme bedelidir. TL ve Euro sözleşmelerini hiçbir yerde birbirine çevirip toplamadık, nedenini aşağıda anlatıyorum.
| Gösterge | Geçen yılın aynı dokuz ayı | Bu dokuz ay | Değişim |
|---|---|---|---|
| Gelen talep | 1.780 | 2.403 | Yüzde 35 artış |
| Nitelikli talep | 562 | 1.292 | Yüzde 129,9 artış |
| Nitelikli talep oranı | Yüzde 31,6 | Yüzde 53,8 | 22,2 puan artış |
| Nitelikli talep başına medya | 5.231 TL | 2.947 TL | Yüzde 43,7 düşüş |
| Gönderilen teklif | 247 | 221 | Bilerek azaldı |
| Tekliften sözleşmeye dönüş | Yüzde 19 | Yüzde 33,9 | 14,9 puan artış |
| İmzalanan sözleşme | 47 | 75 | Yüzde 59,6 artış |
| Bunun düğün sözleşmesi olanı | 25 | 44 | Yüzde 76 artış |
| Bunun kına ve nişan olanı | 22 | 31 | Yüzde 40,9 artış |
| TL sözleşme bedeli | 37,65 milyon TL | 66,72 milyon TL | Yüzde 77,2 artış |
| Euro sözleşme bedeli | 830 bin Euro | 2,48 milyon Euro | 2,99 katı |
| Medya harcaması | 2,94 milyon TL | 3,81 milyon TL | Yüzde 29,5 artış |
| Sözleşme başına medya | 62,6 bin TL | 50,8 bin TL | Yüzde 18,8 düşüş |
| Dolu tarihe gelen talebin payı | Eylül’de yüzde 41 | Mayıs’ta yüzde 8 | 33 puan düşüş |
| Yabancı talepte ilk insan cevabı | Eylül’de 850 dakika | Mayıs’ta 55 dakika | Medyan süre |
| Yaz cumartesisi dışındaki düğün | 6 | 21 | 3,5 katı |
Tabloda iki satırı özellikle not edin. Birincisi kapora. Bu firmada sözleşme imzalanırken TL sözleşmelerde yüzde 30, Euro sözleşmelerde yüzde 25 kapora alınıyor. Dokuz ayda tahsil edilen 20,02 milyon TL ve 620,5 bin Euro kapora yukarıdaki sözleşme bedellerinin içindedir. Kaporayı ayrı bir gelir gibi sözleşme bedelinin üstüne eklemek organizasyon raporlarında en sık gördüğüm hatadır ve bir yılı olduğundan yüzde 30 daha iyi gösterir.
İkincisi TL büyümesi. Firmanın kendi fiyat listesi bu dönemde yüzde 31 arttı. TL sözleşme bedelindeki yüzde 77,2’lik artış fiyat listesinden arındırıldığında yaklaşık yüzde 35,3’e iner. Sözleşme adedindeki yüzde 59,6’lık artışın ise fiyatla hiçbir ilgisi yok. Euro tarafında da aynı titizliği gösterdik. Euro sözleşmeleri TL’ye çevirip toplasaydık, kurdaki her hareket bizim başarımız gibi görünecekti. Bir organizasyon firmasının büyümesi kurla değil, imzalanan düğün sayısıyla ve o düğünlerin gerçekten yapılmasıyla ölçülür.
Firmanın kurucusu yıllarca büyük bir otel zincirinde etkinlik müdürü olarak çalışmış, dokuz yıl önce kendi ekibini kurmuştu. Çalışmaya başladığımızda ekipte kurucunun yanında üç düğün planlayıcısı, ilk görüşmeleri yapan iki satış sorumlusu, operasyon tarafında iki ayrı saha ekibi ve akşamları yabancı çiftlerle yazışan yarı zamanlı bir İngilizce koordinatör vardı. İki saha ekibi olması önemliydi. Firma aynı gün en fazla iki düğün yapabiliyordu, biri İstanbul’da, biri Bodrum ya da Antalya’da.
Sözleşmenin kapsamı müşteriye göre değişiyordu. İstanbul düğünlerinde firma tasarımı, dekoru, çiçeği, ışık ve ses prodüksiyonunu, koordinasyonu ve tedarikçi yönetimini üstleniyor, mekan ve yemek çiftin mekanla yaptığı ayrı sözleşmede kalıyordu. Geçen yıl bu düğünlerin ortalama sözleşme bedeli 1,71 milyon TL’ydi. Kına ve nişanlarda ortalama 390 bin TL’ydi. Yabancı çiftlerde mekan, yemek ve misafir transferi de çoğunlukla firmanın sözleşmesinin içindeydi ve ortalama sözleşme 118 bin Euro’ydu. Avrupa’daki Türk çiftlerden geçen yıl yalnızca iki sözleşme gelmişti, ikisi de tavsiyeyle.
Pazarlama tarafı dağınıktı ama tamamen kötü değildi. Instagram hesabını kurucu kendisi yönetiyordu ve hesabın güçlü bir portfolyosu vardı. Google Ads’i serbest çalışan biri yönetiyordu, hesapta düğün organizasyonu adında geniş eşlemeli tek bir arama kampanyası ve bir de Meta’da sürekli açık bir mesaj reklamı vardı. Bütün mesajlar kurucunun telefonundaki WhatsApp hattına düşüyordu. Bir CRM yoktu, takip Excel dosyasında ve kurucunun hafızasında tutuluyordu. Fiyat soran herkese aynı PDF fiyat listesi gönderiliyordu. Sitenin İngilizce sayfası Türkçe sayfanın otomatik çevirisiydi.
Kurucunun bize anlattığı tablo bir çelişki içeriyordu. Bir yandan mesajlara yetişemiyorlardı ve en çok istenen tarihlerin dolu olduğunu söylüyorlardı. Öte yandan Eylül başında takvime baktığımızda Haziran ile Eylül arasındaki 34 cumartesi slotundan yalnızca 11’i satılmıştı. Talep çok fazlaydı ama yanlış günlere, yanlış bütçelerle ve yanlış saatlerde geliyordu.
İlk iki hafta reklamlara dokunmadık. Önce neyi sayacağımıza karar verdik, çünkü organizasyon işinde aynı kelime farklı kişiler için farklı şeyler ifade ediyor. Satış ekibi için talep, telefona gelen her mesajdı. Kurucu için talep, görüşmeye gelen çiftti. Muhasebe için ise yalnızca kapora yatıran aile. Herkes kendi rakamıyla haklıydı ve kimse aynı tabloya bakmıyordu.
Altı aşamalı tek bir tanım yazdık ve dokuz ay boyunca hiç değiştirmedik.
Sonra geçen yılın kayıtlarını WhatsApp yazışmalarından, Excel dosyasından ve muhasebe kayıtlarından geriye dönük olarak aynı tanımlarla yeniden saydık. Böylece geçen yılın 1.780 talebinin 562’sinin nitelikli olduğunu, 341’iyle görüşme yapıldığını ve 247 teklif gönderildiğini bulduk. Bu yeniden sayım sıkıcı bir işti ama yazıdaki bütün karşılaştırmaların dürüst olmasını sağlayan şey oydu. Organizasyon satış ekibinin hangi göstergelerle izlenmesi gerektiğini ayrıca yazdım, bu firmada ise ilk kural her aşamanın tek bir sahibinin olmasıydı.
Her talebe bir de segment yazıldı. İstanbul düğünü, kına ve nişan, yabancı destinasyon düğünü ve Avrupa’daki Türk çiftlerin destinasyon düğünü. Segmentleri ayırmak basit görünüyor ama dördünün karar süresi, bütçesi, para birimi ve satın alma yolu o kadar farklıydı ki tek bir ortalama hepsini yanlış anlatıyordu. Talep kalitesini aşama aşama nasıl ölçtüğümüzü lead kalitesinin ölçülmesi üzerine yazdığım yazıdaki yöntemle kurduk, ama organizasyon işine iki yeni alan ekledik. Tarih durumu ve hane.
Eylül’de gelen taleplerin yüzde 41’i takvimde dolu görünen bir tarihi soruyordu. Bu talepler bütçe bakımından çoğu zaman en iyi taleplerdi. Haziran’ın ilk cumartesileri, Eylül’ün ilk haftası ve kolay hatırlanan tarihler, tam da hazırlığa erken başlayan ve bütçesini netleştirmiş çiftlerin seçtiği günlerdi. Satış ekibi bu çiftlere tarihin dolu olduğunu yazıyor, konuşma orada bitiyordu. Çifte başka bir tarih önerilmiyor, o tarihin neden dolu olduğu anlatılmıyor, çift bir daha aranmıyordu.
Reklamlar bu sorunu her gün büyütüyordu. Google’daki tek kampanya düğün organizasyonu araması yapan herkese görünüyor, Meta’daki mesaj reklamı geçmiş yazın en güzel Haziran düğünlerini gösteriyordu. Reklamların hiçbirinde takvimle ilgili tek bir bilgi yoktu. Daha kötüsü, iki reklam sistemi de her mesajı ve her formu aynı değerde başarı olarak sayıyordu. Dolu bir tarihi soran çift ile boş bir tarihi soran çift sistemin gözünde aynıydı. Sistem en çok form dolduran insanları bulmayı öğrenmişti ve en çok form dolduranlar en popüler tarihleri soranlardı.
İlk refleks reklamlara dolu tarihleri yazmak olurdu. Bunu yapmadan önce takvimin kendisine baktık ve asıl sorunun reklamda değil takvimde olduğunu gördük.
Eylül başında satış ekibinin listesinde Haziran ile Eylül arasındaki 34 cumartesi slotunun 19’u dolu yazıyordu. Sözleşmelere ve kapora dekontlarına tek tek baktığımızda bunların yalnızca 11’inin gerçekten satıldığını gördük. Geri kalan 8 slot opsiyondu. Bir çift görüşmede bir tarihi beğenmiş, ailesiyle konuşup döneceğini söylemiş, ekip de iyi niyetle o tarihi tutmuştu. Bu opsiyonların en eskisi beş aylıktı ve hiçbirinin bitiş tarihi yoktu.
Sekiz çifti tek tek aradık. Beşi başka bir firmayla anlaşmış ya da düğününü bir sonraki yıla ertelemişti ve bunu kimseye haber vermemişti. Üçü ise karar vermek üzereydi, kapora istendiğinde iki hafta içinde sözleşme imzaladı. Beş slot bir anda takvime geri döndü. Bunların biri, yazının başındaki 6 Haziran cumartesinin ikinci slotuydu.
Burada durmadık. Son dört ayda bu beş tarih için dolu cevabı alıp geri çevrilmiş 23 çifti WhatsApp ve e posta kayıtlarından bulduk ve tek tek yeniden yazdık. Mesaj kısaydı ve dürüsttü. Takvimde bir değişiklik olduğunu, sordukları tarihin yeniden müsait olduğunu söyledik. Dördüyle görüşme yapıldı, ikisi sözleşme imzaladı. Reklama tek lira harcamadan gelen iki düğün, takvimin yanlış tutulmasının ne kadar pahalı olduğunu ekibe anlatmanın en kısa yoluydu.
Sonra opsiyon için bir kural yazdık. Opsiyon en fazla 7 gün sürüyor. Beşinci gün CRM sorumlu planlayıcıya hatırlatma gönderiyor, yedinci gün kapora gelmemişse opsiyon kendiliğinden düşüyor ve çifte nazik bir mesaj gidiyor. Takvimde opsiyonlu bir tarih artık dolu değil, opsiyonlu görünüyor. Bu küçük ayrım satış ekibinin cevabını da değiştirdi. Bir çifte o tarihin bir opsiyonu olduğunu ve bir hafta içinde netleşeceğini söylemek, dolu demekten çok daha fazla görüşme getirdi.
Takvimi temizledikten sonra onu sitede herkese açtık. Ay ay gösterilen basit bir müsaitlik takvimi. Her cumartesi, cuma ve pazar için müsait, son slot ya da dolu bilgisi var, müşteri adı yok. Takvim her sabah CRM’den güncelleniyor. Formun ilk sorusu da değişti. Artık ilk soru tarihinizin belli olup olmadığıydı ve üç cevap vardı. Kesin bir tarih, belli bir ay ya da yalnızca sezon. Kesin tarihi dolu olan çift, formu gönderdiği anda teşekkür sayfasında aynı ay içindeki en yakın üç müsait tarihi görüyordu.
Reklamları takvime bağladık. Google Ads’te reklam özelleştiricisiyle her ayın kalan tarih sayısını reklam metnine taşıdık ve bu sayıyı haftada bir güncelledik. Haziran cumartesileri tükendiğinde Haziran düğünü arayan kişiye artık cumartesi değil, Haziran’ın cuma ve pazar tarihleri anlatılıyordu. Meta’da her ayın başında o ayın kalan tarihlerini gösteren bir kaydırmalı reklam yayınladık. Dolu tarihlere gelen düğün taleplerini azaltmanın genel yöntemini ayrı bir yazıda anlattım, bu firmada en çok işe yarayan şey takvimi reklamdan önce düzeltmek oldu.
Cuma ve pazar düğünlerini satmak için fiyatımızı düşürmedik. Bunun yerine mekanların cuma ve pazar günleri cumartesiden belirgin biçimde daha düşük fiyat verdiğini anlattık. Aynı ekip, aynı prodüksiyon ve mekanda daha düşük bir bedel. İndirim bizim değil mekanındı ve bu cümle hem firmanın marjını hem de lüks algısını korudu. Takvimde bir de küçük bir fırsat vardı. 26 Haziran 2026 bir cumaya denk geliyordu ve 26.06.26 olarak yazıldığında 6 Haziran kadar akılda kalıcıydı. Bu tarihi ayrı bir reklamla duyurduk ve iki saha ekibi de o cuma için doldu.
En önemli karar ise kimin hangi güne ihtiyaç duyduğunu görmekti. İstanbul’da evlenen bir Türk çiftin misafirlerinin çoğu çalışıyor, cumartesi onlar için gerçekten gerekli. Bodrum’da evlenen İngiliz bir çiftin misafirleri ise zaten bir haftalığına tatile geliyor, onlar için perşembe ile cumartesinin hiçbir farkı yok. Yabancı çiftlere ilk görüşmede cumartesi dışındaki tarihleri öncelikli olarak önerdik ve cumartesileri en çok ihtiyacı olan müşteriye sattık. Hafta içi düğün tarihlerinin nasıl pazarlanacağını bu deneyimden yola çıkarak ayrıca yazdım.
| Düğün günü | Geçen yıl | Bu dönem | Bu dönemde segmentlere dağılım |
|---|---|---|---|
| Haziran ile Eylül arası cumartesi | Dönem başında 34 slotun 11’i satılmıştı | 23 slot satıldı, 34 slotun tamamı doldu | 14 İstanbul, 4 yabancı, 5 Avrupa’daki Türk çift |
| Cuma | Ayrı izlenmiyordu | 9 | 4 İstanbul, 3 yabancı, 2 Avrupa’daki Türk çift |
| Pazar | Ayrı izlenmiyordu | 8 | 3 İstanbul, 3 yabancı, 2 Avrupa’daki Türk çift |
| Hafta içi | Ayrı izlenmiyordu | 4 | 4 yabancı |
| Cumartesi dışındaki toplam | 6 | 21 | 7 İstanbul, 10 yabancı, 4 Avrupa’daki Türk çift |
Dolu tarihe gelen talebin payı Eylül’de yüzde 41, Ekim’de yüzde 37’ydi. Takvim ve form Ekim sonunda yayına girdikten sonra Kasım’da yüzde 21’e, Ocak’ta yüzde 12’ye, Mayıs’ta yüzde 8’e indi. Yaz cumartesisi dışındaki düğün sayısı geçen yılın 6’sından 21’e çıktı. Yaz cumartesilerinin tamamı Mayıs bitmeden satıldı.
Akşamları çalışan İngilizce koordinatörün bir gözlemi bizi bu sorunun peşine düşürdü. Yabancı çiftlerin önemli bir kısmı ilk cevabımızdan sonra hiç dönmüyordu ve bunların bir kısmı birkaç gün sonra aynı formu yeniden dolduruyordu. Bir çifte neden tekrar yazdığını sorduğumuzda bizden hiç cevap gelmediğini söyledi. Cevap gitmişti ama çiftin gereksiz klasörüne düşmüştü.
Basit bir test yaptık. Sitenin formundan gönderilen otomatik cevabı ve satış ekibinin teklif e postasını Gmail, Outlook, Yahoo, iCloud ve Almanya’da yaygın kullanılan iki e posta sağlayıcısındaki test adreslerine gönderdik. Mesajların yüzde 37’si gereksiz klasörüne düştü. Nedenleri teknikti ve hiçbiri reklam ajansının ya da satış ekibinin aklına gelecek türden değildi. Site formunun cevabı barındırma firmasının sunucusundan, firmanın kendi alan adıyla ama SPF ve DKIM kaydı olmadan gönderiliyordu. DMARC kaydı yoktu. Teklif e postasına 14 megabaytlık bir PDF ekleniyordu ve içindeki bağlantılar kısaltılmış adreslerdi.
Google, Şubat 2024’ten beri Gmail’e e posta gönderen herkesten en azından SPF ya da DKIM kimlik doğrulaması istiyor. Bu kurala uymayan bir alan adından gelen e posta, ne kadar kişisel ve ne kadar değerli olursa olsun, şüpheli muamele görüyor. Alan adına SPF ve DKIM kayıtlarını ekledik, DMARC’ı önce yalnızca izleme modunda açtık, iki hafta raporları okuduktan sonra sıkılaştırdık. Bütün gönderimleri kurumsal bir e posta hizmetine taşıdık. PDF ekini kaldırdık, onun yerine firmanın kendi alan adında, çifte özel bir teklif sayfasının bağlantısını gönderdik. Aynı test bir ay sonra tekrarlandığında gereksiz klasörüne düşen mesajların oranı yüzde 2’ydi.
E posta sorunu çözülünce ikinci sorun görünür oldu. Yabancı çiftlerin taleplerinin yüzde 58’i Türkiye saatiyle akşam 19.00 ile gece 01.00 arasında geliyordu. Londra’da ya da Amsterdam’da iş çıkışı, akşam yemeğinden sonra, iki kişinin birlikte bilgisayar başına oturabildiği saat. Ekip ise 10.00 ile 19.00 arasında çalışıyordu. Eylül’de yabancı bir çiftin ilk insan cevabını alma süresinin medyanı 850 dakikaydı. Yani çift akşam yazıyor, ertesi gün öğleden sonra cevap alıyordu. O sırada aynı akşam yazdığı iki rakip firmadan cevap almış oluyordu.
Koordinatörün çalışma saatini 17.00 ile 01.00 arasına kaydırdık ve talepleri dile ve saat dilimine göre otomatik yönlendirdik. Video görüşme takvimini akşamlara ve cumartesi sabahlarına açtık ve randevu sayfasının çiftin kendi saat diliminde görünmesini sağladık. Mesai saatleri içindeki her talep için ilk insan cevabına 60 dakikalık bir hedef koyduk. Otomatik cevap ise artık hemen dönüyoruz demiyordu. Kimin, ne zaman ve hangi kanaldan döneceğini söylüyordu.
İlk insan cevabının medyanı Ekim’de 360, Kasım’da 80, Mayıs’ta 55 dakikaya indi. Bunun satıştaki karşılığı görüşme oranında görüldü. Eylül’de nitelikli yabancı taleplerin yalnızca 13’te 5’iyle görüşme yapılabiliyordu. Mayıs’ta bu oran 19’da 12’ydi. Görüşmeye gelmeyen çiftler için ayrı bir takip akışı da kurduk. Keşif görüşmesine gelmeyen çiftlerin nasıl takip edileceğini ayrı bir yazıda anlattım. Görüşme saatinin çiftin kendi takvimine eklenmesi ve görüşmeden üç saat önce WhatsApp’tan kısa bir hatırlatma gitmesi, bu firmada video görüşmelerde gelmeme oranını yüzde 23’ten yüzde 11’e indirdi. Randevunun gerçekleşmesini ölçme yöntemini satış ofisinde randevu gerçekleşme oranı üzerine yazdığım yazıdan uyarladık.
Takvim ve gelen kutusu düzeldikten sonra Kasım’da reklam sistemlerine ne öğreteceğimize geçtik. İlk akla gelen cevap sözleşmeydi. Bir organizasyon firması için asıl başarı imzalanan sözleşme olduğuna göre Google’a ve Meta’ya da sözleşmeyi göndermek gerekirdi. Bunu yapmadan önce her segmentte bir talebin sözleşmeye ne kadar sürede dönüştüğünü ölçtük ve bu ölçüm bütün ölçüm planını değiştirdi.
Talepten sözleşmeye geçen sürenin medyanı İstanbul düğünlerinde 38 gün, kına ve nişanda 17 gün, yabancı çiftlerde 71 gün, Avrupa’daki Türk çiftlerde 52 gündü. Reklam sistemlerinin hafızası ise bundan çok daha kısa. Meta’da seçilebilen en uzun tıklama penceresi 7 gün. Meta’nın satışa en yakın aşamayı öğrenmek için önerdiği dönüşüm odaklı potansiyel müşteri optimizasyonu, ayda en az 200 talep, talep oluştuktan sonraki 28 gün içinde gerçekleşen bir aşama ve o aşamaya geçme oranının yüzde 1 ile yüzde 40 arasında olmasını şart koşuyor. Google’da tıklama kimliğiyle yüklenen bir dönüşüm tıklamadan sonraki 90 gün içinde yüklenmeli, kişisel verilerle eşleştirilen dönüşümlerde bu süre 63 gün. Yüklenmiş bir dönüşümü geri almak ya da değerini değiştirmek ise ilk kayıttan sonraki 55 gün içinde mümkün.
| Segment | Talepten sözleşmeye medyan süre | 28 günden sonra imzalanan | 63 günden sonra imzalanan | 90 günden sonra imzalanan |
|---|---|---|---|---|
| İstanbul düğünü | 38 gün | 21 sözleşmenin 15’i | 5 | 1 |
| Kına ve nişan | 17 gün | 31 sözleşmenin 6’sı | 0 | 0 |
| Yabancı çiftler | 71 gün | 14 sözleşmenin 13’ü | 8 | 4 |
| Avrupa’daki Türk çiftler | 52 gün | 9 sözleşmenin 7’si | 3 | 1 |
| Toplam | 75 sözleşmenin 41’i | 16 | 6 |
Tablonun söylediği şey şuydu. Sözleşmeyi Meta’ya öğretmeye çalışsaydık, sistem 28 gün içinde imzalanan 34 sözleşmeyi görecekti ve bunların 25’i kına ve nişan sözleşmesiydi. Meta’ya en değerli müşterinin kına ailesi olduğunu öğretmiş olacaktık. Yabancı çiftlerin 14 sözleşmesinden yalnızca biri o pencereye giriyordu. Firmanın en yüksek bedelli müşterisi reklam sistemi için neredeyse hiç var olmayacaktı. Üstelik Meta tarafında hazır formdan gelen talep ayda 40 civarındaydı, 200 şartının çok altındaydı. Bu kadar uzun karar süresi olan bir işte en doğru sinyal en geç gelen sinyal değildi.
Sözleşmeyi tahmin eden ama erken gelen bir aşama aradık. Görüşme tek başına yeterli değildi, çünkü tarihi dolu ya da bütçesi uymayan çiftlerle de görüşme yapılıyordu. Görüşmeyi iki koşulla daralttık. Tarih uygun ve bütçe bandı tutuyor. Bu aşamaya uygun görüşme adını verdik. Dokuz ayda yapılan 763 görüşmenin 412’si uygun görüşmeydi ve 75 sözleşmenin 71’i bu 412 görüşmeden çıktı. Uygun görüşmelerin yüzde 17,2’si sözleşmeye dönüştü, geri kalan 351 görüşmenin ise yalnızca yüzde 1,1’i. Uygun görüşmeye geçen talebin oranı yüzde 17,1’di, Meta’nın istediği yüzde 1 ile yüzde 40 aralığının rahatça içindeydi.
Her uygun görüşmeyi CRM’den reklam sistemlerine bir değerle gönderdik. Değer, segmentin ortalama sözleşme bedeli, tedarikçi maliyetleri düşüldükten sonraki brüt katkı oranı ve o segmentte uygun görüşmeden sözleşmeye geçme oranının çarpımıydı. Yani bir uygun görüşmenin bugünden beklenen katkısı.
| Segment | Uygun görüşme | Sözleşmeye dönen | Dönüş oranı | Reklam sistemine giden değer |
|---|---|---|---|---|
| İstanbul düğünü | 128 | 20 | Yüzde 15,6 | Yaklaşık 126 bin TL |
| Kına ve nişan | 156 | 29 | Yüzde 18,6 | Yaklaşık 41 bin TL |
| Yabancı çiftler | 79 | 13 | Yüzde 16,5 | Yaklaşık 8.190 Euro |
| Avrupa’daki Türk çiftler | 49 | 9 | Yüzde 18,4 | Yaklaşık 4.760 Euro |
Kına ailesinin kendi başına daha yüksek dönüş oranı olduğu halde bir İstanbul düğünü görüşmesinin reklam sistemine yaklaşık üç kat değerle gitmesi, bütçenin nereye akacağını belirleyen asıl karardı. Euro değerleri kendi para birimiyle gönderdik, çeviriyi reklam sistemi yaptı. Raporlarımızda ise hiçbir zaman çevirmedik. Google’da uygun görüşme ana dönüşüm oldu, sözleşme ise 90 günlük pencereye giren durumlar için yalnızca gözlem dönüşümü olarak yüklendi. Kurulumun teknik ayrıntılarını lead kampanyalarında dönüşüm takibi ve Meta Conversions API kurulumu yazılarında anlattım. CRM ile reklam sistemleri arasındaki bu bağlantıyı dönüşüm takibi ve ölçümleme kurulumu çalışmasının bir parçası olarak kuruyoruz.
Bu kararın beklemediğimiz bir sonucu oldu. Meta bir uygun görüşmeyi ancak reklam tıklamasından sonraki 7 gün içinde gerçekleşirse o reklama yazabiliyordu. Geçen yıl talepten görüşmeye geçen sürenin medyanı 11 gündü. Eylül’de görüşmelerin yalnızca yüzde 31’i ilk 7 gün içinde yapılıyordu. Yani iyi çalışan bir reklamın getirdiği çiftlerin çoğu, görüşmeye geldiklerinde reklamın hanesine yazılamıyordu ve sistem o reklamı kötü sanıyordu.
İlk mesaja çiftin kendi seçebileceği bir video görüşme bağlantısı ekledik. Görüşmeyi yüz yüze yapmak isteyen çiftlere ilk adım olarak 20 dakikalık bir video ön görüşme önerdik, yüz yüze keşif görüşmesini ikinci adım yaptık. Mayıs’ta talepten görüşmeye geçen sürenin medyanı 4 güne indi ve görüşmelerin yüzde 78’i ilk 7 gün içinde yapıldı. Görüşmeyi hızlandırmak çiftin sıcaklığını korudu, ama aynı zamanda reklam sistemine doğru bilgiyi zamanında ulaştırdı. Satış hızı burada ölçümün bir parçasıydı.
Organizasyon firmalarında aynı düğün dört farklı tutarla raporlanabiliyor. Teklif toplamı, imzalanan sözleşme bedeli, tahsil edilen kapora ve etkinlik sonrasında kesinleşen gelir. Geçen yıl firmanın aylık raporunda bu dördü karışık kullanılıyordu. Bir ay teklif toplamı başarı diye sunuluyor, bir başka ay kapora tahsilatı satış diye yazılıyordu. Raporun iyi göründüğü aylar, genellikle iki tutarın üst üste sayıldığı aylardı.
Dört tutarı dört ayrı soruya bağladık. Reklam sistemi uygun görüşmeyi ve onun beklenen katkısını öğrendi. Yönetim raporu sözleşme bedeli ve brüt katkıyla okundu. Finans tarafı kapora ve bakiye tahsilatını izledi. Etkinlik sonrası gelir ise yaz sonunda ayrı bir kapanış raporunda değerlendirildi. Hiçbir tutar bir diğerinin üstüne eklenmedi. Düğün organizasyonunda kapora ve cironun nasıl ölçüleceğini adım adım ayrı bir yazıda anlattım. Aynı mantığı daha önce konut projelerinde de kurmuştuk, sözleşme ve tahsilatın ayrı ölçülmesi yazısında o tarafı bulabilirsiniz.
İptal ve ertelemeler bu ayrımın neden önemli olduğunu gösterdi. Dönemde imzalanan 44 düğünden biri iptal edildi, biri bir sonraki yıla ertelendi. İptal, sözleşmeden dört ay sonra geldi. Sözleşme değerini Google’a ana dönüşüm olarak göndermiş olsaydık, 55 günlük düzeltme süresi çoktan geçtiği için bu değeri reklam sisteminden geri alamayacaktık. Uygun görüşmeyi öğrettiğimiz için reklam sisteminin bildiği hiçbir şey yanlış kalmadı. İptal edilen sözleşmenin bedeli yönetim raporundan düşüldü. Sözleşme gereği firmada kalan kapora satış olarak değil ayrı bir satırda iptal geliri olarak gösterildi. Organizasyon reklamlarında iptallerin nasıl raporlanacağını da bu deneyimle yazdım.
Geçen yıl 247 teklif gönderilmiş, 47 sözleşme imzalanmıştı. Tekliften sözleşmeye dönüş yüzde 19’du. Bu oranın düşük olmasının üç nedeni vardı ve üçü de teklif dosyasının içindeydi.
Birincisi teklif herkese gidiyordu. Fiyat soran her çifte aynı PDF fiyat listesi gönderiliyor, bu da teklif olarak sayılıyordu. İkincisi teklifler sezon boyunca geçerliydi. Firmanın bazı kalemleri Euro’ya bağlıydı. İthal çiçek, ışık ve LED ekran kiralaması, bazı dekor malzemeleri. Kur hareket ettikçe Eylül’de verilen bir TL teklif Mart’ta firmaya zarar ettirmeye başlıyordu. Ekip ya zararı üstleniyor ya da imzadan önce fiyatı güncelliyordu, bu da çiftin güvenini sarsıyordu. Geçen yıl imzalanan her sözleşme imzaya kadar ortalama 1,8 kez revize edilmişti. Üçüncüsü teklif dosyası kalem kalem değildi. Çift neyin dahil olduğunu, neyin olmadığını göremiyor, bir rakibin daha düşük görünen ama daha az şey içeren teklifiyle karşılaştırıyordu.
Teklifi keşif görüşmesinden sonraya aldık. Görüşmeden önce yalnızca açık bir başlangıç bütçesi aralığı paylaşılıyordu. Teklifler kalem kalem, sürüm numarasıyla ve 21 günlük geçerlilik süresiyle hazırlandı. Kapora yatırıldığı anda fiyat kilitleniyordu. Euro’ya bağlı kalemler teklifte ayrı bir bölümde, kur bilgisiyle birlikte gösterildi. Yabancı çiftlere ve Avrupa’daki Türk çiftlere teklif doğrudan Euro olarak verildi. Organizasyon formunda hangi soruların sorulması gerektiğini bu süreçle birlikte yeniden yazdık, çünkü iyi bir teklif ancak görüşmeden önce doğru bilgi toplandığında hazırlanabiliyordu.
Sonra kaybedilen her teklif için bir kayıp nedeni zorunlu oldu. Dokuz ayda gönderilen 221 teklifin 75’i sözleşmeye döndü, Mayıs sonunda 19’u hâlâ açıktı, 127’si kaybedildi. Kayıpların 38’i başka bir firmayı seçen, 34’ü bütçesi yetmeyen, 23’ü kararını erteleyen, 21’i tarih ya da mekan nedeniyle vazgeçen, 11’i ise hiç cevap vermeyen çiftlerdi. Başka firmayı seçen 38 çiftin 22’sinde rakibin teklifi bizimkinden önce ulaşmıştı. Bunun üzerine keşif görüşmesinden sonraki 24 saat içinde çifte kısa bir teklif özeti göndermeye başladık. Ayrıntılı teklif iki üç gün sürse de çift ilk fikri aynı gün alıyordu. Organizasyon tekliflerinin kaybedilme nedenlerini analiz etme yöntemini ayrıca anlattım.
Sonuçta gönderilen teklif sayısı 247’den 221’e düştü, sözleşme sayısı 47’den 75’e çıktı. Tekliften sözleşmeye dönüş yüzde 19’dan yüzde 33,9’a yükseldi. İmzalanan sözleşme başına revizyon 1,8’den 0,6’ya indi. Ekibin teklif hazırlamaya harcadığı zaman azaldı, çünkü teklif artık yalnızca gerçekten karar aşamasına gelmiş çiftlere hazırlanıyordu.
Eski Google Ads hesabındaki tek kampanyanın arama terimleri raporu, sorunun büyük kısmını tek başına anlatıyordu. Harcamanın yüzde 44’ü aslında bir organizasyon firması aramayan insanlara gidiyordu. Düğün salonu fiyatları, kır düğünü mekanları, kına gecesi şarkıları, nişan masası süsleme fikirleri, düğün organizasyonu iş ilanları. Geniş eşleme ve tek bir kampanya, düğünle ilgili her aramayı aynı sepete koyuyordu.
Mekan arayan kişi ile organizasyon firması arayan kişi aynı kelimeleri kullanıyor ama aynı şeyi istemiyor. Mekan arayan çift önce yeri, kapasiteyi ve yemek fiyatını soruyor. Organizasyon firması arayan çift ise tasarımı, ekibi ve süreci soruyor. Mekan aramalarını tamamen kapatmadık, çünkü bazı çiftler mekanı ararken organizasyon firmasına da ihtiyaç duyduğunu fark ediyordu. Ama onları ayrı bir kampanyaya, ayrı bir mesajla ve çok daha düşük bir bütçeyle aldık. Düğün organizasyonunda Google Ads sorgularının nasıl ayrılması gerektiğini ayrıntılı olarak anlattım. Olumsuz kelime listesini negatif anahtar kelime listesi yazısındaki yöntemle kurduk ve her hafta arama terimleri raporundan besledik.
| Kampanya | Kime | Ana mesaj | Öğrendiği aşama |
|---|---|---|---|
| Google Search, İstanbul düğünü | Düğün organizasyon firması, lüks düğün organizasyonu ve düğün planlayıcısı arayanlar | Kalan tarihler, ekip ve tasarım süreci | Uygun görüşme |
| Google Search, kına ve nişan | Kına organizasyonu ve nişan organizasyonu arayanlar | Ev ya da mekan seçeneği, başlangıç bütçesi | Uygun görüşme |
| Google Search, marka | Firmanın adını arayanlar | Müsaitlik takvimi ve iletişim | Uygun görüşme |
| Google Search, mekan arayanlar | Mekanla birlikte organizasyon arayanlar | Mekan seçiminde danışmanlık | Nitelikli talep |
| Google Search, yurt dışı | Bodrum wedding planner, destination wedding Turkey, Antalya wedding planner arayanlar | Hafta içi ve cuma tarihleri, Euro başlangıç bütçesi | Uygun görüşme |
| Meta, İstanbul düğünü | Türkiye’de evlilik hazırlığındaki çiftler | Kurulum videoları ve kalan tarihler, site formu | Uygun görüşme |
| Meta, kına ve nişan | Türkiye’deki aileler | Hazır form, dört soru | Form gönderimi, nitelik raporda izlendi |
| Meta, yurt dışı İngilizce | İngiltere, İrlanda, Hollanda, Almanya ve İskandinavya’daki İngilizce konuşan çiftler | Bodrum ve Antalya kurulumları, video görüşme | Uygun görüşme |
| Meta, Avrupa’daki Türk çiftler | Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya ve İsviçre’de Türkçe konuşan çiftler | İki aileli görüşme, Euro teklif | Uygun görüşme |
Hesapların günlük yönetimini bu tabloya göre kurduk. Google Ads yönetimi ve Meta Ads yönetimi sayfalarında bu yapının nasıl işlediğini daha genel olarak anlattım.
Marka aramalarını ayrı kampanyaya almak bir alışkanlıktan çok bir ölçüm kararıydı. Firmayı adıyla arayan çift zaten bir yerden firmayı duymuş oluyordu ve o kampanyanın getirisi bütün hesabı olduğundan iyi gösteriyordu. Neden ayrı tuttuğumuzu marka aramalarının ayrı kampanyada yönetilmesi yazısında anlattım.
Meta’da düğün ile kınayı ayırdık. Düğün talepleri için hazır formu kapattık ve reklamları sitedeki tarih öncelikli forma yönlendirdik. Hazır form çok sayıda ama çok hafif talep getiriyordu, çift telefonunda tek dokunuşla formu gönderiyor ve iki gün sonra form doldurduğunu hatırlamıyordu. Kına ve nişan ailelerinde ise karar daha hızlı, bütçe daha net ve süreç daha kısaydı. Orada hazır formu tuttuk, ama dört soruluk ve gönderilmeden önce bir onay ekranı gösteren daha yüksek niyetli form türünü kullandık. Lüks organizasyonlarda Meta formu ile web formu arasındaki seçimi ayrıca yazdım, kısa cevap kararın segmente göre verilmesi gerektiği. Kına ve nişan reklamlarının düğün kampanyasından neden ayrı yönetilmesi gerektiğini de ayrı bir yazıda anlattım.
Performance Max kampanyasını bu dönemde hiç açmadık. Hesap ayda ortalama 46 uygun görüşme üretiyordu ve bu hacim dört segmente bölünüyordu. Bu kadar az sinyalle Performance Max’in görüntülü reklam ve video envanterinde ucuz ama hafif talep bulmaya yöneleceğini düşündük. Açmak için bir koşul yazdık. Tek bir segmentte üç ay üst üste ayda en az 30 uygun görüşme. Dönem sonunda hiçbir segment bu koşulu sağlamadı. Düğün firmalarında Performance Max’in hangi koşullarda test edilmesi gerektiğini bu koşulun gerekçesiyle birlikte yazdım.
Bütçeyi segmentlere takvime göre dağıttık. Her pazartesi bir sonraki sezonun kalan slot sayısına ve segmentin son dört haftadaki uygun görüşme maliyetine bakıldı. Haziran cumartesileri Şubat’ta tükendiğinde İstanbul düğünü bütçesi cuma ve pazar mesajlarına ve kına tarafına kaydırıldı. Yaz cumartesilerinin tamamı satıldıktan sonra Mayıs’ta toplam medya 319 bin TL’ye, yani dönemin en düşük seviyesine indi. Satacak cumartesisi kalmamış bir firmanın cumartesi talebi için para harcamasının anlamı yoktu. Lüks düğün reklam bütçesinin nasıl planlanacağını bu takvim mantığıyla ayrıca anlattım.
Eylül ve Ekim’de İngilizce formdan gelen yabancı taleplere bakarken bir şey dikkatimizi çekti. Bu taleplerin yaklaşık yüzde 11’i aslında Almanya ya da Hollanda’da yaşayan Türk çiftlerden geliyordu. Çift formu İngilizce dolduruyor, İngilizce koordinatör ona İngilizce cevap veriyor, ama görüşmeye Türkçe konuşmak isteyen anne babalar katılıyordu. Kararı tek bir çift değil, biri Avrupa’da, biri Türkiye’de yaşayan iki aile veriyordu. Bu çiftler ne İstanbul düğünü segmentine ne de yabancı çift segmentine uyuyordu ve iki segmentin arasında kayboluyordu. Geçen yıl bu müşteri grubundan yalnızca iki sözleşme gelmişti, ikisi de tavsiyeyle.
Kasım’da bu grubu ayrı bir pazar olarak açtık. Meta’da Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya ve İsviçre’de yaşayan ve Türkçe konuşan kişilere Türkçe reklam verdik. Sitede Euro başlangıç bütçeleri olan Türkçe bir sayfa hazırladık. Görüşme sürecini iki aileye göre kurduk. İlk video görüşmeye iki aile birlikte katılıyor, bir taraf Almanya’dan, bir taraf İzmir’den bağlanıyordu. Teklif Euro olarak, iki tarafın da açabileceği tek bir bağlantıyla gönderiliyordu. Tarih planlaması Avrupa’daki okul tatillerine göre yapılıyordu, çünkü misafirlerin önemli bir kısmı çocuklu ailelerdi ve Temmuz ile Ağustos dışına çıkmak istemiyorlardı.
Bu grubun takvimi de diğerlerinden farklı çıktı. Talepler Aralık’ta zirve yaptı. Kasım’da 29 olan talep Aralık’ta 61’e çıktı. Yılsonu tatilinde aileler bir araya geliyor ve düğün konusu sofrada konuşuluyordu. Bunu Kasım’ın ilk haftalarındaki ön görüşmelerde öğrendik ve Aralık’ta bu segmentin bütçesini dönemin en yüksek seviyesine çıkardık. Yerel saat de önemliydi. Bu grubun görüşmeleri çoğunlukla Türkiye saatiyle akşam 20.00’den sonra, Avrupa’da akşam yemeğinden sonra yapılabiliyordu.
Dokuz ayın sonunda bu segmentten 280 talep, 156 nitelikli talep, 95 görüşme, 27 teklif ve 9 sözleşme geldi. Sözleşmelerin toplamı 648 bin Euro, ortalaması 72 bin Euro’ydu. Geçen yılın aynı döneminde bu grupla imzalanan iki sözleşmenin toplamı 122 bin Euro’ydu. Hangi ülkelerde ve hangi dilde reklam verileceğine karar verirken yabancı misafir için pazar ve dil seçimi yazısındaki yöntemi kullandık. Dil, ülke ve kültür aynı değişken değil. Bu çiftler Avrupa’da yaşıyordu ama Türkçe karar veriyordu.
Antalya’daki düğünlerin çoğu Belek’teki beş yıldızlı bir partner otelde yapılıyordu. Kasım’da yurt dışı kampanyasının tıklama maliyetlerini incelerken Antalya ile ilgili bazı aramalarda maliyetin aylar içinde neredeyse iki katına çıktığını gördük. Rakip listesine baktığımızda karşımızda en sık çıkan reklamveren partner oteldi. Otel de Antalya wedding, Antalya düğün organizasyonu ve Belek wedding gibi aramalarda reklam veriyordu. Aynı açık artırmada iki iş ortağı birbirinin fiyatını yükseltiyordu.
İşin bir de görünmeyen tarafı vardı. Otelin reklamından gelip bize yazan ya da bizim reklamımızdan gelip otele yazan çiftler yüzünden iki taraf arasında kimin müşteriyi getirdiği konusunda sürekli tartışma çıkıyordu. Otelin satış ekibi ve bizim satış ekibimiz aynı çifte iki farklı teklif gönderiyordu.
Otelin pazarlama müdürüyle oturup aramaları paylaştırdık. Otel kendi adını ve mekan aramalarını aldı, yani wedding venue, düğün mekanı ve otelin adıyla birlikte yapılan aramaları. Biz planlayıcı ve organizasyon aramalarını aldık. İki hesaba karşılıklı olumsuz kelime listeleri eklendi. Otelin sitesindeki düğün sayfasına bizim müsaitlik takvimimize giden bir bağlantı kondu. Bir de talep kayıt kuralı yazdık. Bir çiftten gelen ilk yazılı talep 24 saat içinde ortak bir tabloya kaydediliyor, çifti ilk kaydeden taraf o çiftin sürecini yürütüyor, diğer taraf ise ortak teklife kendi kalemlerini ekliyordu. Komisyon konusu sözleşmeye yazıldı.
Paylaşılan aramalarda tıklama maliyeti bir sonraki iki ayda yüzde 38 düştü. Çifte giden çift teklif sorunu tamamen bitti. Otel üzerinden gelen talepler raporumuzda tavsiye, mekan ve mevcut müşteri kanalında izlendi ve hiçbir reklam kampanyasının hanesine yazılmadı. Antalya düğün organizasyonlarında otel iş birliğinin nasıl kurulacağını bu deneyimle birlikte ayrıca anlattım. İş ortağıyla rekabet etmek çoğu zaman bir reklam paneli ayarı gibi görünür, ama çözümü bir masa başı toplantısıdır.
Kasım’ın ikinci haftasında Meta, firmanın altı reklamını bir fikri mülkiyet şikayeti üzerine yayından kaldırdı. Şikayet eden kişi bir düğün fotoğrafçısıydı. Reklamlardaki fotoğraf, iki yıl önce firmanın yaptığı bir düğünde çiftin tuttuğu fotoğrafçıya aitti. Firma o fotoğrafı yıllardır Instagram’da paylaşıyordu ve kimse bir şey söylememişti. Reklama girdiği anda durum değişmişti.
Reklamlarda ve sitedeki portfolyoda kullanılan 63 görseli tek tek inceledik. 27’si için fotoğrafçıdan ticari kullanım izni yoktu. Bunların bir kısmında çiftlerin ve misafirlerin yüzleri açıkça görünüyordu ve çiftten yazılı bir onay da alınmamıştı. Fikri mülkiyet şikayetleri tekrar ettiğinde Meta sayfanın ya da reklam hesabının reklam yetkisini kısıtlayabiliyor. Bir organizasyon firması için bu, sezonun ortasında bütün reklam kanalını kaybetmek demekti. Yüz görüntüsü ise ayrıca kişisel veri.
Üç şey yaptık. Firmayla en çok çalışan dört fotoğrafçıyla isim belirtme ve ücret karşılığında ticari kullanım anlaşması yaptık. Yeni sözleşmelere, ayrı imzayla verilen ve çiftin reddedebileceği bir görsel kullanım onayı ekledik. En önemlisi de firmanın kendi içeriğini üretmeye başladık. Her düğünün kurulum gününde, misafirler gelmeden önce, firmanın kendi video çekimcisi boş mekanı, masaları, ışık kurulumunu ve çiçek çalışmasını çekti. On dört saat süren bir kurulum bir dakikalık bir hızlandırılmış videoya dönüştü. Bu görüntülerde ne fotoğrafçının hakkı ne de bir misafirin yüzü vardı.
Lisans sorunu yüzünden mecburen başladığımız kurulum videoları, dönemin en değerli kreatif bulgusunu getirdi. Ocak ve Şubat’ta Meta’daki İstanbul düğünü kampanyasında iki kreatif grubunu yaklaşık eşit bütçeyle yarıştırdık. Birinde lisanslı çift fotoğrafları ve düğün anları, diğerinde kurulum videoları ve detay çekimleri vardı.
| Kreatif grubu | Medya | Talep | Uygun görüşme | Talebin uygun görüşmeye dönüşü | Uygun görüşme başına medya |
|---|---|---|---|---|---|
| Çift fotoğrafları ve düğün anları | 64 bin TL | 47 | 6 | Yüzde 12,8 | 10.667 TL |
| Kurulum videoları ve detaylar | 66 bin TL | 34 | 9 | Yüzde 26,5 | 7.333 TL |
Çift fotoğrafları daha çok talep getirdi ama kurulum videoları daha çok uygun görüşme getirdi. Uygun görüşme başına medya maliyeti kurulum videolarında yüzde 31 daha düşüktü. Görüşmelerde nedenini de duyduk. Çift fotoğrafı izleyene bir duygu satıyordu. Kurulum videosu ise ne için para ödendiğini gösteriyordu. On dört saatlik bir kurulumu izleyen çift, ilk görüşmeye bütçesini bilerek geliyordu. Mart’tan itibaren İstanbul düğünü kampanyasındaki kreatiflerin çoğunluğu kurulum ve detay görüntülerinden oluştu. Düğün portfolyosunun reklam talebinin kalitesini nasıl etkilediğini bu testin ayrıntılarıyla birlikte yazdım.
Aynı mantığı sitedeki portfolyoya da taşıdık. Her düğün artık bir fotoğraf galerisi değil, bir proje sayfasıydı. Mekan, mevsim, misafir sayısı, bütçe bandı, kurulum süresi ve çözülen sorun yazıyordu, çiftin adı yazmıyordu. Bu sayfalar hem arama motorlarında hem de yapay zeka yanıtlarında firmanın en çok kaynak gösterilen sayfaları oldu. Organizasyon sitelerinde portfolyo sayfalarının SEO içeriğine dönüştürülmesini ayrıca anlattım.
Aralık’ta WhatsApp yazışmalarını, form kayıtlarını ve eski Excel dosyasını CRM’de birleştirirken aynı ailenin farklı isimlerle iki kez kayıtlı olduğunu fark ettik. Nişanı gelinin annesi telefonla ayarlamıştı. Düğün için ise aylar sonra gelin sitedeki formu doldurmuştu. CRM için bunlar iki ayrı yeni müşteriydi. Reklam sistemleri için ise düğün, gelinin formu doldurmadan önce tıkladığı son reklamın başarısıydı.
CRM’e hane adında bir kayıt ekledik. Soyadı, ebeveyn telefonları, adres ve etkinlik tarihlerinin yakınlığı bir eşleşme önerisi oluşturuyor, satış sorumlusu bu öneriyi tek tıkla onaylıyor ya da reddediyordu. Eşleştirmenin sonucu şaşırtıcıydı. Dönemde imzalanan düğün sözleşmelerinin 7’si, nişanını bizimle yapmış hanelerden gelmişti. Bunların 5’i geçen yılın nişan müşterileri, 2’si bu dönemin nişan müşterileriydi. Eşleştirmeden önce bu 7 düğünün 5’i Meta’nın, 2’si Google’ın başarısı olarak yazılmıştı.
Bu düzeltme iki şeyi değiştirdi. Birincisi kanal raporu. Bu 7 düğünü reklam kampanyalarından alıp mevcut müşteri kanalına taşıdık ve Meta Türkiye’nin raporda olduğundan iyi görünmesinin önüne geçtik. İkincisi satış süreci. Nişandan otuz gün sonra, nişanı yürüten planlayıcının imzasıyla aileye kişisel bir not ve düğün planlaması için bir görüşme daveti gitmeye başladı. Aynı hane mantığı kına tarafında da çalıştı. Dönemdeki 31 kına ve nişan sözleşmesinin 9’u, düğününü de bizimle yapan çiftlerin kınasıydı. Organizasyon firmalarında WhatsApp ile CRM’in nasıl birleştirileceğini bu hane kaydıyla birlikte anlattım. Organizasyon firmaları için HubSpot ile Pipedrive arasındaki seçimi de ayrıca yazdım, bu ekip için belirleyici olan şey hane kaydının kurulabilmesiydi.
Geçen yıl kına ve nişan reklamları Ramazan boyunca durdurulmuştu. Gerekçe anlaşılırdı. Ramazan’da kına ve nişan yapılmıyor, o zaman reklam vermenin de anlamı yok. Ama geçen yılın kayıtlarına baktığımızda bayramdan sonraki haftaların yılın en yoğun kına ve nişan dönemi olduğunu, bu etkinliklerin çoğunun da Ramazan içinde planlandığını gördük. Aileler Ramazan’da etkinlik yapmıyordu ama bayram sonrasını konuşuyordu.
Bu yıl Ramazan Şubat’ın üçüncü haftasında başladı ve 20 Mart’taki Ramazan Bayramı’yla bitti. Reklamları kesmedik, mesajını değiştirdik. Reklamlarda eğlence görüntüleri yerine sakin, detay odaklı kurulum görüntüleri ve bayramdan sonraki müsait tarihler vardı. Kına ve nişan talebi Şubat’ta 84, Mart’ta 92 oldu. Mart dönemin en yüksek kına ve nişan ayıydı. Bayramdan sonraki iki ayda imzalanan kına ve nişan sözleşmeleri, büyük ölçüde Ramazan içinde başlayan konuşmalardan geldi. Etkinliğin tarihi ile kararın tarihi aynı şey değil ve reklam bütçesi etkinliği değil kararı takip etmeli.
Lüks organizasyon firmalarının çoğu fiyat paylaşmaz. Bu firma da paylaşmıyordu. Kasım’da Türkçe ve İngilizce 40 soruyu ChatGPT, Gemini, Perplexity ve Google’ın yapay zeka modunda düzenli olarak sormaya başladık. İstanbul’da lüks düğün organizasyonu, Bodrum’da bir düğünün maliyeti, Antalya’da destinasyon düğünü için planlayıcı önerileri ve benzeri sorular. Firma bu 40 cevabın yalnızca 2’sinde anılıyordu. Cevaplarda kaynak gösterilen siteler ise ya düğün dizinleriydi ya da fiyat aralığını ve neyin dahil olduğunu açıkça yazan rakiplerdi.
Bunun nedeni açıktı. İnsanların yapay zeka asistanlarına sorduğu soruların büyük kısmı maliyetle ilgiliydi. Fiyat hakkında tek cümle yazmayan bir site, fiyat sorusuna verilen cevapta kaynak olamıyordu. Kurucuyu ikna etmek kolay olmadı. Sonunda tam fiyat listesi yerine başlangıç bütçesi sayfaları yayınlamaya karar verdik. İstanbul düğünü, kına ve nişan, Bodrum ve Antalya destinasyon düğünü için ayrı sayfalar. Her sayfada başlangıç bütçesi, neyin dahil olduğu, neyin olmadığı, misafir sayısına ve mevsime göre bütçenin nasıl değiştiği ve cuma ile pazar tarihlerinin mekan bedeline etkisi yazıyordu. Destinasyon sayfaları Euro olarak ve İngilizce hazırlandı.
İngilizce sayfalar artık Türkçe sayfaların çevirisi değildi. Yabancı çiftin sorduğu soruları cevaplayan ayrı sayfalardı. Resmi nikahın nasıl yapılacağı, misafirlerin hangi havalimanına ineceği, hava durumunun aylara göre nasıl değiştiği ve neden hafta içi bir tarihin mantıklı olabileceği. Destinasyon düğünü için İngilizce landing sayfasının nasıl hazırlanacağını ayrıca anlattım. Bodrum destinasyon düğünleri için yabancı çiftlere ulaşmanın kanal tarafını da ayrı bir yazıda topladım. Türkçe ve İngilizce sayfaları birbirine doğru dil işaretleriyle bağladık. Wedding planner sitelerinde hreflang ve SEO kurulumunu bu firmanın yapısı üzerinden yazdım, temel yöntemi ise otel sitelerinde çok dilli SEO yazısında bulabilirsiniz.
Mayıs’ta aynı 40 sorunun 14’ünde firma anılıyordu. Kaynak gösterilen sayfaların çoğu başlangıç bütçesi sayfaları ve portfolyodaki proje sayfalarıydı. Yapay zeka görünürlüğünü nasıl ölçtüğümüzü yapay zeka görünürlüğünün ölçülmesi yazısındaki yöntemle kurduk. Lüks organizasyon firmalarının yapay zeka önerilerinde nasıl görüneceğini ise ayrıca yazdım. Organik arama ve yapay zeka yanıtlarından gelen talepler dokuz ayda 305’e, bunlardan çıkan sözleşmeler 10’a ulaştı.
Başlangıç bütçesi sayfalarının bir yan etkisi daha oldu. Bütçesi hizmetin alt sınırının altında kalan çiftlerin bir kısmı artık form doldurmadan önce bunu görüyordu. Satış ekibinin bütçesi uymayan çiftlerle harcadığı zaman azaldı, nitelikli talep oranı yükseldi. Başlangıç bütçesi sayfalarını, İngilizce sayfaları ve portfolyo proje sayfalarını GEO danışmanlığı kapsamında birlikte planladık. Fiyatı saklamak lüks algısını korumuyordu. Yalnızca soruyu soran herkesi, cevabı yazan rakibe gönderiyordu.
Aşağıdaki tablo dokuz ayın tamamını gösteriyor. Medya bütün kanalların toplamı, test kanalları dahil. Nitelikli talep başına medya her ayın kendi harcamasıyla hesaplandı. Dolu tarih payı, dolu bir tarih soran taleplerin o ayki bütün taleplere oranı. Yabancı talep cevap süresi, yabancı çiftlerin ve Avrupa’daki Türk çiftlerin ilk insan cevabını alma süresinin medyanı.
| Ay | Medya | Talep | Nitelikli oranı | Nitelikli başına medya | Dolu tarih payı | Yabancı talepte ilk cevap | Sözleşme |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Eylül | 369 bin TL | 208 | Yüzde 35,6 | 4.986 TL | Yüzde 41 | 850 dakika | 2 |
| Ekim | 394 bin TL | 245 | Yüzde 38 | 4.237 TL | Yüzde 37 | 360 dakika | 4 |
| Kasım | 396 bin TL | 249 | Yüzde 51 | 3.118 TL | Yüzde 21 | 80 dakika | 6 |
| Aralık | 387 bin TL | 248 | Yüzde 56 | 2.784 TL | Yüzde 15 | 70 dakika | 7 |
| Ocak | 522 bin TL | 312 | Yüzde 58,3 | 2.868 TL | Yüzde 12 | 65 dakika | 11 |
| Şubat | 543 bin TL | 334 | Yüzde 60,8 | 2.675 TL | Yüzde 10 | 62 dakika | 13 |
| Mart | 479 bin TL | 309 | Yüzde 60,5 | 2.561 TL | Yüzde 9 | 58 dakika | 13 |
| Nisan | 399 bin TL | 270 | Yüzde 58,5 | 2.525 TL | Yüzde 9 | 61 dakika | 10 |
| Mayıs | 319 bin TL | 228 | Yüzde 56,6 | 2.473 TL | Yüzde 8 | 55 dakika | 9 |
Tablodaki kırılma Kasım’da. Müsaitlik takvimi, tarih öncelikli form ve e posta düzeltmeleri Ekim’in son haftasında yayına girdi ve nitelikli talep oranı bir ayda 13 puan yükseldi. Ocak ve Şubat düğün işinin karar dönemidir. Yılbaşı döneminde gelen evlilik teklifleri Ocak’tan itibaren organizasyon aramasına dönüşür, Sevgililer Günü bu dalgayı Şubat’ta bir kez daha büyütür. Medya bu iki ayda dönemin en yüksek seviyesine çıktı, buna rağmen nitelikli talep başına maliyet düşmeye devam etti. Nisan ve Mayıs’ta harcamayı bilerek azalttık, çünkü yaz cumartesileri tükenmişti ve satılacak tarihler azalmıştı.
Kanalları ilk temasa göre değil, CRM’deki kayda göre değerlendirdik. Bir çiftin hangi kanaldan geldiği, hane eşleştirmesi ve ilk görüşmede sorulan nereden duydunuz sorusuyla birlikte satış sorumlusu tarafından onaylandı. Nişanını bizimle yapmış hanelerden gelen düğünler reklam kanallarından çıkarıldı.
| Kanal | Medya | Talep | Nitelikli | Sözleşme | Sözleşme bedeli | Sözleşme başına medya |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Google Search Türkiye | 1,02 milyon TL | 616 | 349 | 16 | 21,52 milyon TL | 63,8 bin TL |
| Meta Türkiye | 1,07 milyon TL | 679 | 314 | 19 | 17,62 milyon TL | 56,1 bin TL |
| Google Search yurt dışı | 689 bin TL | 248 | 143 | 8 | 930 bin Euro | 86,1 bin TL |
| Meta yurt dışı İngilizce | 571 bin TL | 162 | 71 | 4 | 524 bin Euro | 142,8 bin TL |
| Meta, Avrupa’daki Türk çiftler | 354 bin TL | 171 | 92 | 5 | 360 bin Euro | 70,8 bin TL |
| Organik arama ve yapay zeka | Medya yok | 305 | 180 | 10 | 8,76 milyon TL ve 465 bin Euro | Medya yok |
| Tavsiye, mekan ve mevcut müşteri | Medya yok | 185 | 133 | 13 | 18,82 milyon TL ve 203 bin Euro | Medya yok |
| Test kanalları | 107 bin TL | 37 | 10 | 0 | Yok | Yok |
| Toplam | 3,81 milyon TL | 2.403 | 1.292 | 75 | 66,72 milyon TL ve 2,48 milyon Euro | 50,8 bin TL |
Türkiye’deki iki kanal birbirine benzer görünüyor ama farklı işler yaptı. Google’dan gelen 16 sözleşmenin 7’si düğündü, Meta’dan gelen 19 sözleşmenin ise yalnızca 4’ü düğündü, 15’i kına ve nişandı. Medyanın her lirası, tedarikçi maliyetleri düşüldükten sonra Google’da 7,50 TL, Meta’da 6,15 TL brüt katkı bıraktı. Meta’yı kesmedik, çünkü kına ve nişan tarafının ana kanalıydı ve o aileler sonraki yıllarda düğün müşterisine dönüşüyordu. Ama İstanbul düğünü bütçesinin ağırlığını Google’da tuttuk. Türkiye’deki iki reklam kanalının toplam harcaması, bu kanallardan gelen TL sözleşme bedelinin yüzde 5,3’üydü.
Yurt dışı tarafında sözleşme başına en pahalı kanal İngilizce Meta reklamlarıydı. Bu kanalı da tamamen kapatmadık, çünkü Google yurt dışı kanalından gelen 8 sözleşmenin 3’ünde çift ilk görüşmede firmayı önce Instagram’da gördüğünü söyledi. Ama bütçesini Şubat’taki 91 bin TL’den Mayıs’ta 38 bin TL’ye indirdik ve yalnızca kurulum videolarıyla, yalnızca sitesini ziyaret etmiş ya da videoyu izlemiş kişilere gösterdik. Euro sözleşmelerin medya karşılığını TL olarak yazdık ve ikisini oranlamadık. Kurun seçimi sonucu değiştirmesin istedik.
Organik arama ve yapay zeka kanalının medya maliyeti yok ama emek maliyeti var. Başlangıç bütçesi sayfaları, İngilizce sayfalar ve portfolyo proje sayfaları ekibin ve bizim yaklaşık iki ayımızı aldı. Bu kanalın 10 sözleşmesi, o emeğin bu dönemdeki karşılığı.
Her denemenin bir bütçesi ve bir bitiş tarihi vardı. Tutmayanları da yazmak, tutanlara güvenmenin tek yolu.
Bu çalışmanın en göz alıcı rakamı nitelikli talep başına medyadaki yüzde 43,7’lik düşüştü. Onu başlığa koymadık, çünkü dürüst bir okumada bu rakam gerçek iyileşmeden daha büyük görünüyor. Nitelikli talep sayısı yüzde 129,9 arttı ama nitelikli talepten sözleşmeye dönüş oranı yüzde 8,4’ten yüzde 5,8’e indi. Bunun iki nedeni var. Geçen yıl cevap süreleri o kadar uzundu ki yalnızca en kararlı çiftler nitelikli aşamasına kadar dayanabiliyordu. Bu yıl daha hızlı cevap verdiğimiz için daha fazla çifti nitelikli aşamasında tuttuk ve bunların bir kısmı daha sonra karar verecekti. Gerçekten de dönemin taleplerinden Haziran ile Eylül arasında 17 sözleşme daha imzalandı. Bunları sayınca dönüş oranı yüzde 7,1 oluyor, yine geçen yılın altında. Bu yüzden verimliliğin gerçek ölçüsü nitelikli talep maliyeti değil, yüzde 18,8 düşen sözleşme başına medya maliyetidir.
Dört düzeltme daha yaptık.
Başlığa koyduğumuz rakam bu yüzden Euro sözleşmelerin 2,99 katına çıkması oldu. Hem kurdan hem de fiyat listesinden bağımsız, sözleşmenin kendi para birimiyle ölçülen bir sonuç. Euro sözleşme adedi de 8’den 23’e çıktı.
Bir organizasyon firmasında imzalanan sözleşme henüz yapılmış bir düğün değildir. Bu yüzden dönemi Mayıs’ta kapattıktan sonra yaz boyunca sözleşmelerin akıbetini izledik. Dönemde imzalanan 44 düğünün 40’ı Eylül sonuna kadar yapıldı. 2’si Ekim’de Bodrum’da yapılacak. Avrupa’daki Türk çiftlerden biri düğününü aile içindeki bir nedenle bir sonraki yaza erteledi, sözleşme yeni tarihe taşındı. Bir İstanbul düğünü ise sözleşmeden dört ay sonra iptal edildi. İptal edilen ve ertelenen iki düğün de cumartesi dışındaki tarihlerdeydi. 31 kına ve nişanın 29’u yapıldı, 2’si ileri tarihli.
Yapılan İstanbul düğünlerinde etkinlik sonrasında kesinleşen bedel, ek misafir ve ek prodüksiyon talepleri nedeniyle sözleşme bedelinin ortalama yüzde 6 üzerindeydi. Bu farkı yazının hiçbir rakamına eklemedik. Haziran ile Eylül arasındaki 34 cumartesi slotunun tamamında düğün yapıldı. Yaz boyunca dönemin taleplerinden 11’i bir sonraki yazın düğünü, 6’sı kına ve nişan olmak üzere 17 sözleşme daha imzalandı. Bir sonraki sezonun takvimi ise ilk günden itibaren 7 günlük opsiyon kuralıyla tutuluyor.
Bu çalışmadaki sırayı başka bir düğün organizasyon firmasına ya da wedding planner ekibine taşırken değiştirmiyoruz. Firmanın büyüklüğü adımların süresini değiştirir, sırasını değiştirmez. Reklam ayarına takvimden ve gelen kutusundan önce dokunmak, boş tarihleri dolu gösteren ve cevapları spam klasörüne gönderen bir sistemi daha hızlı çalıştırmak demektir.
Bu sıranın ilk üç adımı reklam bütçesine dokunmadan yapılabiliyor ve bu çalışmada sonucun önemli bir kısmı bu üç adımdan geldi. Düğün ve organizasyon firmaları için dijital pazarlama hizmetinin kapsamını ayrı bir sayfada anlattım. Konunun bütün başlıklarını bir arada görmek isterseniz düğün ve organizasyon pazarlaması rehberine bakabilirsiniz.
Ajansın talebi değil sözleşmeyi nasıl ölçeceğine bakmalı. İyi bir ajans ilk görüşmede takviminizi, talepten sözleşmeye geçen sürenizi, kapora ile sözleşme bedelini nasıl ayırdığınızı ve yabancı taleplere ne kadar sürede cevap verdiğinizi sorar. Yalnızca talep başına maliyet raporlayan bir ajans, bu çalışmadaki dolu tarih ve spam sorunlarını hiç görmezdi. Lüks düğün reklam ajansı seçerken sorulacak soruları ayrı bir yazıda topladım.
Önce bütçeyi saklamayı bırakmalı, sonra reklam sistemine mesajı değil uygun görüşmeyi öğretmeli. Bu firmada başlangıç bütçesi sayfaları, tarih öncelikli form ve uygun görüşme değeriyle optimizasyon birlikte devreye girince nitelikli talep oranı Eylül’deki yüzde 35,6’dan Mayıs’ta yüzde 56,6’ya çıktı. Mesaj reklamı ve ücretsiz görüşme vurgusu talep sayısını artırıp kaliteyi düşürdü.
Mekan aramaları ile planlayıcı aramaları ayrı kampanyalarda ve ayrı mesajlarla yönetilmeli. Mekan arayan kişi yeri, kapasiteyi ve yemek fiyatını, organizasyon firması arayan kişi tasarımı, ekibi ve süreci soruyor. Bir mekanla iş ortaklığınız varsa aramaları paylaştırın ve karşılıklı olumsuz kelime listesi kullanın. Bu çalışmada partner otelle aramaları paylaştırmak, ortak aramalarda tıklama maliyetini yüzde 38 düşürdü.
Önce takvimdeki opsiyonları temizleyerek, sonra müsaitliği sitede ve reklamda göstererek. Bu firmada dolu görünen 19 cumartesi slotunun 8’i aslında kaporasız opsiyondu ve 5’i boşa çıktı. Herkese açık müsaitlik takvimi, tarih öncelikli form, teşekkür sayfasında alternatif tarih önerisi ve kalan tarih sayısını gösteren reklam metinleriyle dolu tarihe gelen talebin payı yüzde 41’den yüzde 8’e indi.
Aynı CRM’de ama ayrı satış aşamalarında ve ortak bir hane kaydıyla. Kına ve nişanın karar süresi, bütçesi ve kanalı düğünden farklı, bu yüzden kampanyaları ve satış aşamaları ayrı olmalı. Aile ise aynı. Bu firmada dönemin 7 düğün sözleşmesi nişanını firmayla yapmış hanelerden geldi ve 31 kına ve nişanın 9’u firmanın düğününü yaptığı çiftlerindi.
Talebi dile ve saat dilimine göre yönlendirerek ve cevabın gerçekten ulaştığından emin olarak. Bu firmada yabancı taleplerin yüzde 58’i Türkiye saatiyle 19.00 ile 01.00 arasında geliyordu ve e posta cevaplarının yüzde 37’si gereksiz klasörüne düşüyordu. Alan adı kimlik doğrulaması, akşam vardiyası ve çiftin saat diliminde görünen video görüşme takvimiyle ilk insan cevabı 850 dakikadan 55 dakikaya indi. Dil ile ülke aynı şey değil. Avrupa’da yaşayan Türk çiftler ayrı bir segment olarak yönetildi.
Yönetim sözleşme bedeliyle, finans kapora ve bakiyeyle, kapanış raporu etkinlik geliriyle ölçmeli, reklam sistemi ise sözleşmeyi tahmin eden erken bir aşamayı öğrenmeli. Düğün kararları reklam sistemlerinin hafızasından uzun sürüyor. Bu çalışmada 75 sözleşmenin 41’i, talep geldikten 28 günden daha uzun süre sonra imzalandı. Kapora sözleşme bedelinin içindedir, ayrı bir gelir gibi eklenmemeli.
İkisi farklı işler yapıyor. Instagram kanıt gösteriyor ve yeniden pazarlama kitlesi oluşturuyor, SEO ise karar vermeye yakın, soru soran kişiyi yakalıyor. Bu çalışmada organik arama ve yapay zeka yanıtlarından gelen talepler 10 sözleşme getirdi, Google yurt dışı kanalından gelen 8 sözleşmenin 3’ünde çift firmayı önce Instagram’da gördüğünü söyledi. Yapay zeka yanıtlarında görünmek için en etkili adım, başlangıç bütçelerini ve neyin dahil olduğunu açıkça yazan sayfalar oldu.
Bu firmanın sorunu reklam bütçesi ya da reklam ayarı değildi. Reklamlar her gün yeni çiftler getiriyordu. Ama o çiftler dolu görünen boş tarihlere, gereksiz klasöründe kaybolan cevaplara, kurla eskiyen tekliflere ve aynı aileyi iki kez sayan bir kayda çarpıyordu. Reklam sistemleri ise bir düğün kararını göremeyecek kadar kısa bir hafızayla en kolay talebi kovalıyordu.
Dokuz ayın sonunda imzalanan sözleşme sayısı yüzde 59,6, düğün sözleşmesi yüzde 76 arttı. Euro sözleşmeler 830 bin Euro’dan 2,48 milyon Euro’ya, 2,99 katına çıktı. Dolu tarihe gelen talebin payı yüzde 41’den yüzde 8’e, yabancı çiftlerde ilk insan cevabı 850 dakikadan 55 dakikaya indi. Yaz cumartesilerinin tamamı Mayıs bitmeden satıldı ve o cumartesilerin hepsinde düğün yapıldı. Sonuçların arkasında yeni bir kampanya türü ya da gizli bir ayar yok. Kaporasız bir opsiyon, alan adında eksik bir kayıt, bir fotoğrafçının hakkı ve nişanı telefonla ayarlayan bir anne var. Hepsi raporların dışında kalan ayrıntılardı ve hepsi doğrudan paraya dokunuyordu.
Bir organizasyon firmasının elindeki en kıt şey reklam bütçesi değil, cumartesidir. Düğün organizasyon dijital pazarlamasının işi, o cumartesiyi ona en çok ihtiyacı olan çifte, doğru zamanda ve doğru fiyatla satmak, geri kalan günleri de onlara en uygun müşteriyle doldurmaktır. Reklam bu işin yalnızca bir parçası. Kendi firmanızın takvimini, satış sürecini ve reklam verisini aynı tabloda ele almak isterseniz performans pazarlama danışmanlığı sayfasında nasıl çalıştığımı bulabilirsiniz.