Modern landing page optimizasyonunun en büyük fırsatı, mobildedir. Çünkü çarpıcı bir gerçek var: trafiğin büyük kısmı (yaklaşık %83) mobilden gelir, ama mobil yaklaşık %1.8 dönüşürken masaüstü %3.9-5 dönüşür; yani mobil, masaüstünün yarısı kadar bile dönüşmez. Bu %40-51'lik açık, devasa bir kayıp ve aynı zamanda devasa bir fırsattır. Önemli olan şu: çoğu landing page mobilde "düşman" değil, "rahatsız edici"dir; küçük dokunma hedefleri, kaydırma gerektiren formlar, fold altında kalan CTA'lar. Bu mobil sorunlarını gidermek, en büyük trafik segmentinizden çok daha fazla değer çıkarır. Bu yazıda mobil landing page optimizasyonunu anlatacağım.
Mobil dönüşüm açığı - sorun ve fırsat
Mobil dönüşüm açığı, hem büyük bir sorun hem de büyük bir fırsattır. Sorun, çünkü trafiğinizin çoğu mobilden geliyor ama bu trafik düşük dönüşüyor; yani en büyük segmentiniz, potansiyelinin altında performans gösteriyor. Fırsat, çünkü bu açık genelde kötü mobil deneyimden kaynaklanır ve düzeltilebilir; mobili optimize ederek, en büyük trafik segmentinizden belirgin daha fazla dönüşüm çıkarabilirsiniz. Üstelik, çoğu marka mobili ihmal ettiği için (masaüstünde tasarlayıp mobile uyarladıkları için), mobil optimizasyonu rekabet avantajı sağlar. Mobil açığı kapatmak, ek trafik veya ek reklam bütçesi gerektirmez; sadece mevcut mobil trafiği daha iyi dönüştürmek. Bu yüzden mobil optimizasyon, landing page optimizasyonunun en yüksek getirili alanlarından biridir.
Mobile-first tasarım
Mobil optimizasyonun temel ilkesi, mobile-first (mobil-öncelikli) tasarımdır. Çoğu marka, sayfayı önce masaüstü için tasarlar, sonra mobile "uyarlar" (responsive); ama bu yaklaşım, mobil deneyimi ikinci sınıf bırakır. Mobile-first ise, sayfayı önce mobil için tasarlar (küçük ekran, dokunmatik, sabırsız bağlam), sonra masaüstüne genişletir. Bu, mobil deneyimin birincil olmasını sağlar; ki trafiğin çoğu mobilden geldiği için bu mantıklıdır. Mobile-first tasarım, mobil kullanıcının ihtiyaçlarını (kolay okuma, kolay dokunma, hızlı yükleme, kısa form) merkeze alır. Sayfayı mobilde gerçekten iyi çalışacak şekilde tasarlamak, sonra masaüstüne uyarlamak; mobil dönüşüm açığını kapatmanın temel yaklaşımıdır. Mobile-first, mobili bir "düşünce sonrası" olmaktan çıkarıp, tasarımın merkezine koyar.
Dokunma hedefleri ve mobil kullanılabilirlik
Mobil optimizasyonun kritik bir boyutu, dokunma hedefleri ve mobil kullanılabilirliktir. Mobilde, kullanıcı parmağıyla dokunur; ve dokunma hedefleri (butonlar, linkler) yeterince büyük olmalı (genel kural minimum 44x44 piksel). Küçük butonlar, yanlış dokunmalara ve hayal kırıklığına yol açar. Ayrıca, mobil kullanılabilirliğin diğer unsurları: yatay kaydırma gerektirmeyen tasarım (her şey dikey akışta), okunabilir yazı boyutu (zoom gerektirmeyen), parmakla kolay erişilebilir öğeler (önemli butonlar başparmak bölgesinde). Bu mobil kullanılabilirlik detayları, mobil deneyimi akıcı kılar; eksiklikleri ise kullanıcıyı sinirlendirir ve kaybettirir. Mobilde "rahatsız edici" deneyimin (küçük hedefler, yatay kaydırma) giderilmesi, mobil dönüşümü doğrudan artırır. Mobil kullanılabilirlik, dokunmatik, küçük ekran bağlamına uygun tasarımdır.
Mobil form ve sticky CTA
Mobilde form ve CTA, özel dikkat gerektirir. Form doldurmak mobilde masaüstünden zordur (küçük klavye, küçük ekran); bu yüzden mobil formlar mümkün olduğunca kısa olmalı, ve mobil kolaylıkları (otomatik doldurma, uygun klavye tipleri, adres ön-doldurma) kullanmalı. Bir araştırma, adres ön-doldurma ve mobil sticky CTA eklemenin dönüşümü %20 artırdığını gösterdi. Sticky CTA (kullanıcı kaydırdıkça ekranda sabit kalan buton), mobilde özellikle değerlidir; çünkü kullanıcı sayfanın neresinde olursa olsun, CTA her zaman erişilebilir kalır. Mobilde, CTA'nın fold altında kaybolması yaygın bir sorundur; sticky CTA bunu çözer. Mobil form kolaylaştırma ve sticky CTA, mobil dönüşümü artıran somut ve etkili tekniklerdir; çünkü mobilin en zorlu iki noktasını (form doldurma, CTA erişimi) iyileştirir.
Mobili gerçek cihazda test edin
Mobil optimizasyonun sık atlanan ama kritik bir adımı, sayfayı gerçek mobil cihazlarda test etmektir. Çoğu kişi, mobil görünümü tarayıcının geliştirici araçlarında (masaüstünde küçültülmüş pencere) kontrol eder; ama bu, gerçek mobil deneyimi yansıtmaz. Gerçek bir telefonda, gerçek bir mobil bağlantıda test etmek; sayfanın gerçekte nasıl yüklendiğini, formun nasıl doldurulduğunu, butonların nasıl çalıştığını gösterir. Gerçek cihaz testi, masaüstü simülasyonunda görünmeyen sorunları ortaya çıkarır: gerçek yükleme hızı, gerçek dokunma deneyimi, gerçek klavye davranışı. Bu yüzden mobil optimizasyonu, gerçek cihazlarda doğrulamak şarttır; "masaüstünde mobil görünüyordu" demek yeterli değildir. Gerçek mobil test, mobil deneyimin gerçekte iyi olduğundan emin olmanın tek yoludur; ve mobil, trafiğin çoğu olduğu için, bu test kritiktir.
Mobil bağlamı anlamak
Mobil optimizasyonun temelinde, mobil kullanım bağlamını anlamak yatar. Mobil kullanıcı, masaüstü kullanıcısından farklı bir durumdadır: genelde hareket halinde, dikkati bölünmüş, hızlı göz atan, küçük bir ekranda ve dokunmatik bir arayüzde. Bu bağlam, mobil tasarım kararlarını yönlendirmeli. Mobil kullanıcı, uzun metinleri okumaz (kısa, taranabilir içerik gerekir); karmaşık formları doldurmaktan kaçınır (kısa, kolay form gerekir); sabırsızdır (hızlı yükleme gerekir); ve parmağıyla dokunur (büyük, erişilebilir butonlar gerekir).
Bu bağlamı anlamak, mobil optimizasyonu yüzeysel bir "responsive yapma" işinden, mobil kullanıcının gerçek ihtiyaçlarına göre tasarlama işine dönüştürür. Mobil kullanıcı, masaüstü kullanıcısının küçük ekranlı versiyonu değildir; farklı bir bağlamda, farklı ihtiyaçlarla gelen bir kullanıcıdır. Bu yüzden mobil sayfa, sadece masaüstü sayfanın küçültülmüş hali değil, mobil bağlama özel tasarlanmış bir deneyim olmalı. Örneğin, mobilde en kritik bilgiyi ve CTA'yı öne çıkarmak, gereksiz her şeyi kaldırmak, içeriği taranabilir kısa bloklara bölmek; bunlar mobil bağlamın gereksinimleridir. Mobil bağlamı anlamak ve ona göre tasarlamak, mobil dönüşüm açığını kapatmanın gerçek anahtarıdır; çünkü mobil kullanıcıya, onun gerçek durumuna uygun bir deneyim sunar. Mobil optimizasyon, teknik bir uyarlama değil, mobil kullanıcıyı gerçekten anlamaktır.
Son bir not: mobil optimizasyon, A/B testle de doğrulanmalı. Mobil ve masaüstü kullanıcılar farklı davrandığı için, bir değişikliğin mobilde ve masaüstünde etkisi farklı olabilir; mobilde işe yarayan bir şey masaüstünde yaramayabilir veya tersi. Bu yüzden, mümkünse test sonuçlarını cihaz tipine göre ayrıştırmak (segment etmek) değerlidir; böylece mobil ve masaüstü için ayrı ayrı optimize edebilirsiniz. Mobil, trafiğin çoğu olduğu için, mobil performansını ayrı izlemek ve optimize etmek özellikle önemlidir. Mobil optimizasyonu, genel optimizasyonun bir alt kümesi değil, kendi başına öncelikli bir çalışma alanı olarak görmek; mobil dönüşüm açığını kapatmanın anahtarıdır.
Sonuç olarak mobil landing page optimizasyonu, en büyük optimizasyon fırsatıdır; çünkü trafiğin çoğu (%83) mobilden gelir ama mobil masaüstünün yarısı kadar dönüşür (%40-51 açık). Çoğu sayfa mobilde "rahatsız edici"dir (küçük hedefler, kaydırmalı form, fold altı CTA), ve bu düzeltilebilir. Mobile-first tasarım (mobili merkeze almak), uygun dokunma hedefleri (min 44x44px) ve mobil kullanılabilirlik, kısa mobil form ve sticky CTA, ve gerçek cihazda test; mobil açığı kapatır. Mobil optimizasyon, ek trafik gerektirmeden en büyük segmentinizden daha fazla değer çıkarır. Hızı hız yazısında, tüm sistemi landing page optimizasyonu rehberinde ele aldım. Mobil sayfanızı birlikte optimize etmek isterseniz landing page optimizasyonu sayfasından ulaşabilirsiniz.