Sayıların ardındaki mantık
Uzun sayfalarda eylem düğmesi bir kez görünür ve kaydırıldıkça kaybolur. Kullanıcı karar verdiğinde düğmeyi aramak zorunda kalır; sabit çubuk bu arayışı ortadan kaldırır.
Asıl kazanç, kararın nerede verildiğini bilmemekten gelir. Kimi kullanıcı ilk ekranda, kimi yorumları okuduktan sonra ikna olur; sabit bir düğme her an hazırdır.
Ama bedeli ekran alanıdır. Küçük ekranda sürekli duran bir çubuk içeriğin bir kısmını kapatır; bu takas ölçülerek değerlendirilmelidir.
Ne zaman uygun?
| Durum | Uygunluk |
|---|---|
| Uzun sayfa | Çok uygun |
| Tek ana eylem | Uygun |
| Mobil | Etkisi en yüksek |
| Kısa sayfa | Gereksiz |
| Birden çok eşit eylem | Uygun değil |
Son satır önemli bir kısıt. Sabit çubuk tek bir öncelik gerektiriyor; üç düğme sığdırılmaya çalışıldığında hem yer kaplıyor hem karar üretmiyor.
Nasıl kurulur?
- Tek eylem koyun. Öncelik net olsun.
- İlk ekranda göstermeyin. Düğme zaten görünüyor.
- İnce tutun. İçeriği mümkün olduğunca az kapatsın.
- Alt boşluk bırakın. Sayfanın sonunu gizlemesin.
- Etkisini ölçün. Kapladığı alanın bedeli var.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, çubuğun sayfanın en başından itibaren gösterilmesi. Asıl düğme zaten ekrandayken sabit çubuk aynı şeyi tekrar ediyor ve boşuna yer kaplıyor; ilk düğme görünmez olduğunda belirmesi yeterli.
İkinci gözlem, çubuğa birden çok eylem sıkıştırılması. Üç düğme yan yana konduğunda hem her biri küçülüyor hem öncelik kayboluyor.
Üçüncüsü, sayfanın son satırlarının gizlenmesi. Sabit çubuk alt bilgiyi ve son içeriği kapatıyor; sayfa sonuna ek boşluk bırakılmalı.
Dördüncüsü, çubuğun gereksiz yüksek olması. Küçük ekranda görünen alanın önemli bir bölümünü kaplayan bir çubuk, kazandırdığından fazlasını götürebiliyor.
Beşincisi, klavye açıldığında üst üste binmesi. Form doldururken çubuk klavyenin üstünde kalıyor ve alanı daha da daraltıyor.
Altıncısı, bilgi taşımaması. Yalnızca düğme yerine fiyatı ve seçilen varyantı da gösteren bir çubuk, kullanıcıya ne satın alacağını hatırlatıyor.
Yedincisi, masaüstünde de zorlanması. Geniş ekranda içerik zaten görünüyor; çubuk orada gereksiz kalabiliyor.
Sekizincisi, etkisinin ölçülmemesi. Alan kapladığı için maliyeti var; kazandırıp kazandırmadığı ancak karşılaştırmayla anlaşılıyor.
Dokuzuncusu, animasyonun rahatsız edici olması. Kaydırma yönüne göre sürekli görünüp kaybolan bir çubuk dikkat dağıtıyor; sade bir davranış daha iyi çalışıyor.
Onuncusu, erişilebilirlik sırasının bozulması. Klavyeyle gezinirken sabit çubuk beklenmedik bir noktada odağa geliyor ve akışı karıştırıyor.
On birincisi, kapatma imkanı verilmemesi. Bazı kullanıcılar içeriği tam görmek istiyor; küçük bir gizleme seçeneği rahatsızlığı ortadan kaldırıyor.
On ikincisi, çubuğun blog ve içerik sayfalarında düşünülmemesi. Uzun bir yazının sonuna konan tek bir eylem düğmesi çoğu okuyucu tarafından hiç görülmüyor; oysa okuma sırasında ekranda duran ince bir çubuk, içerikten dönüşüm çıkarmanın en basit yolu ve neredeyse hiç uygulanmıyor.
Neyi çözmez?
Sabit çubuk, ikna etmeyen bir sayfayı kurtarmaz. Kullanıcı kararsızsa düğmenin sürekli görünmesi onu ikna etmez; sadece hazır olduğunda kolaylık sağlar.
Sıkça sorulan sorular
Ne zaman görünmeli?
Asıl düğme ekrandan çıktığında. Baştan göstermek aynı şeyi tekrar etmek olur.
Kaç eylem koymalıyım?
Bir tane. Sabit çubuk tek öncelik gerektirir; birden fazlası kararı dağıtır.
Masaüstünde de gerekli mi?
Genelde değil. Geniş ekranda içerik ve düğme zaten birlikte görünebiliyor.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Landing Page Optimizasyonu Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
Lead odaklı işletmeler için form, teklif, güven unsurları, CTA, hız ve mobil deneyim optimizasyonu.