Google Ads, Google'ın reklam platformudur. İşletmeler arama sonuçlarında, YouTube'da, Gmail'de, Google Haritalar'da ve Google'ın ortak sitelerinde reklam gösterir, çoğu kampanyada da yalnızca biri reklama tıkladığında ödeme yapar. Reklamın hangi sırada çıkacağına ve tıklamanın kaça mal olacağına her aramada yeniden yapılan bir açık artırma karar verir. Bu açık artırmayı en yüksek parayı veren değil, teklifi, reklam kalitesi ve beklenen etkisi en iyi olan kazanır.

Eskiden adı Google AdWords'tü. "AdWords ne demek" diye arayanların aradığı şey de bugün Google Ads olarak bildiğimiz platformdur, 2018'de adı değişti ve arama dışındaki reklam alanları da aynı çatı altına toplandı. Aşağıda bu konuda ilk görüşmelerde en çok duyduğum soruları, sorulma sırasıyla cevaplıyorum.

Bence farkı tek kelimeyle anlatmak mümkün. Niyet. Instagram'da ya da TikTok'ta reklam gösterdiğiniz kişi o an başka bir şeyle meşgul, siz onun akışına girersiniz. Google'da ise kişi aradığı şeyi kendisi yazar. "Kadın deri bot 38 numara" yazan biri ne istediğini söylemiştir ve siz tam o anda karşısına çıkarsınız.

Bu yüzden Google Ads var olan talebi yakalamakta çok güçlüdür, yeni talep yaratmakta ise sosyal medya kadar etkili değildir. Ürününüzü insanlar zaten arıyorsa Google'dan başlamak mantıklıdır. Ürününüz yeni bir kategori ise ve kimse adını bilmiyorsa, önce talebi Meta ya da TikTok tarafında oluşturmak gerekir. Bu ayrımı Meta Ads'in nasıl çalıştığını anlattığım yazıda karşı taraftan da ele aldım.

Google'da reklam nasıl verilir?

Teknik olarak süreç kısa. Bir Google Ads hesabı açarsınız, ödeme bilgilerini girersiniz, kampanya hedefini seçersiniz, bütçeyi ve hedef bölgeyi belirlersiniz, anahtar kelimeleri ve reklam metinlerini yazarsınız. Reklam incelemeden geçtikten sonra yayına girer. Birkaç saatte biter.

Asıl iş bu ekranların öncesinde ve sonrasındadır. Kampanyayı açmadan önce satışın ölçülüp ölçülmediğini kontrol ederim, çünkü ölçülmeyen satış için algoritma hiçbir şey öğrenemez. Kurulumun nasıl yapılacağını Google Ads dönüşüm takibi yazısında, ilk Search kampanyasının ayar ayar kurulumunu da Search kampanyası kurulumu yazısında anlattım.

Açık artırma nasıl işliyor, reklamım neden ilk sırada çıkmıyor?

Biri arama yaptığında Google, o aramayla eşleşen tüm reklamları saniyenin çok küçük bir bölümünde değerlendirir. Her reklam için bir reklam sıralaması hesaplanır. Bu hesapta teklifiniz, reklamınızın ve açılış sayfanızın kalitesi, aramanın bağlamı (konum, cihaz, saat, aramanın kendisi) ve reklam öğelerinin beklenen etkisi birlikte değerlendirilir. Sıralamanın belirli bir eşiğin üzerinde kalması da gerekir, yoksa reklam hiç gösterilmez.

Yani daha çok para vererek ilk sıraya oturmak garanti değildir. Kalitesi zayıf bir reklam, daha düşük teklif veren ama daha alakalı bir rakibin altında kalabilir. Bu sıralama hesabının en çok yanlış anlaşılan parçasını kalite puanı yazısında açtım.

Google reklam ücretleri nasıl belirleniyor?

Sabit bir tarife yok. Arama ağında çoğu zaman tıklama başına ödersiniz ve bir tıklamanın fiyatı o anki rekabete göre oluşur. Ödediğiniz tutar, verdiğiniz en yüksek teklif değil, sıranızı korumanız için gereken tutardır. Bu yüzden aynı kelimede bir gün 6 lira, ertesi gün 11 lira ödediğinizi görebilirsiniz.

Google reklam tıklama ücretlerini belirleyen başlıca etkenler şunlar. Sektördeki rekabet ve rakiplerin teklifleri, aramanın yapıldığı saat ve gün, hedeflediğiniz bölge, reklamınızın kalitesi ve sezon. Kasım indirim döneminde ya da Anneler Günü öncesinde birçok e-ticaret kelimesinde maliyetin belirgin yükseldiğini her yıl görüyorum. Tıklama başı maliyet tek başına iyi ya da kötü değildir, önemli olan o tıklamanın kaç lira ciro ve kâr getirdiğidir.

Bütçe konusunda da sabit bir alt sınır yok, günlük birkaç yüz lirayla başlanabilir. Ama bütçe çok düşükse kampanya öğrenmek için yeterli veri toplayamaz. Kısıtlı bütçeyle nasıl ilerlediğimi düşük bütçeli Google Ads kampanyası yazısında anlattım. Reklam harcamasının dışında bir uzmana ödenecek yönetim ücretini merak ediyorsanız Google Ads yönetim ücreti yazısına bakabilirsiniz.

Hangi kampanya türünü seçmeliyim?

Google Ads'te kampanya türü, reklamın nerede ve hangi biçimde gösterileceğini belirler. E-ticaret ve hizmet işletmelerinde en çok kullandığım türler şunlar.

Kampanya türüNerede görünürEn iyi kullanım
Arama (Search)Google arama sonuçlarıNet niyetli aramaları yakalamak, hizmet ve lead işleri
Alışveriş (Shopping)Ürün görselli sonuçlar ve Alışveriş sekmesiÜrün satan mağazalar, fiyat ve görselle karşılaştırma
Performance MaxArama, YouTube, Görüntülü Reklam Ağı, Gmail, Haritalar ve DiscoverYeterli dönüşüm verisi olan hesaplarda tüm envanteri tek kampanyada kullanmak
Demand GenYouTube, Discover, GmailGörsel ve video ile ilgi oluşturmak, sıcak kitleyi geri çağırmak
VideoYouTubeMarkayı ve ürünü anlatmak, erişim
Görüntülü Reklam AğıMilyonlarca ortak site ve uygulamaAğırlıklı olarak yeniden pazarlama

Yeni başlayan bir mağazaya genellikle tek bir tür önermiyorum, iki kampanyalık bir başlangıç öneriyorum. Marka ve en net niyetli ürün aramaları için bir arama ağı kampanyası, ürünler için de Google Shopping ya da yeterli veri varsa Performance Max. Diğer türler hesap veri biriktirdikçe eklenir.

Anahtar kelime seçimi neden bu kadar belirleyici?

Çünkü Search kampanyasında hangi aramalarda görüneceğinizi anahtar kelimeler ve onların eşleme türleri belirler. "Bot" gibi tek kelimelik bir anahtar kelime, bot fiyatlarını araştıran öğrenciden bot tamiri arayan kişiye kadar her türlü aramayı getirebilir. "Kadın su geçirmez deri bot" ise daha az aranır ama arayanın satın alma ihtimali çok daha yüksektir.

Oto yedek parça sektöründe yürüttüğüm bir projede bunu çok net gördüm. Bütçenin büyük kısmı "fren balatası ne zaman değişir" gibi bilgi aramalarına gidiyordu. Satış ise marka, model, yıl ve parça tipini birlikte içeren uzun aramalardan ve OEM numarası aramalarından geliyordu. Hesap bu ayrıma göre yeniden kurulduktan sonra aylık sipariş 1.150'den 4.150'ye çıktı, satın alma maliyeti 243 liradan 124 liraya indi. Sürecin tamamını oto yedek parça vakasında anlattım. Eşleme türlerinin bu ayrımı nasıl etkilediğini ise anahtar kelime eşleme türleri yazısında bulabilirsiniz.

İkisi rakip değil, aynı arama sonuç sayfasında farklı işler görür. Google Ads parayı verdiğiniz anda görünürlük sağlar, durdurduğunuz anda görünürlük biter. SEO ise aylar içinde birikir ve tıklama başına ödeme gerektirmez. Ben yeni bir markada genellikle Google Ads ile hangi aramaların satışa döndüğünü hızlıca öğrenip bu bilgiyi SEO içerik planına aktarıyorum. Reklamda kârlı çıkan sorgular, organikte ilk hedeflenecek sorgulardır. SEO tarafının nasıl işlediğini SEO danışmanlığı yazısında anlattım.

İlk haftalarda ne beklemeliyim?

İlk iki hafta genellikle öğrenme dönemidir. Algoritma kimin dönüştüğünü anlamaya çalışır, maliyetler dalgalanır, bazı günler hiç satış gelmeyebilir. Bu dönemde her gün ayar değiştirmek öğrenmeyi sıfırlar ve süreyi uzatır. Benim kuralım şu. İlk iki haftada yalnızca bariz hataları düzeltirim, yani alakasız aramaları negatife eklerim, bozuk bir sayfayı tamir ederim. Strateji değişikliğini en az iki haftalık veri birikince yaparım.

Gerçekçi bir değerlendirme için genellikle iki ila üç ay gerekir. Bu sürede hangi kelimelerin kârlı olduğu, hangi ürünlerin reklamla satıldığı ve açılış sayfasında nerede kayıp yaşandığı netleşir.

Yapay zeka destekli arama sonuçlarında da reklam çıkıyor mu?

Evet, giderek daha fazla. Google, yapay zeka özetleri ve AI Mode gibi yeni arama deneyimlerinde de reklam göstermeye başladı. Bu alanlarda görünen reklamlar ayrı bir kampanya türünden gelmiyor, uygun ayarlardaki Arama, Alışveriş ve Performance Max kampanyalarından besleniyor. Kullanıcı artık tek bir kelime yerine uzun bir soru soruyor ve Google bu soruyu sizin ürününüzle ilişkilendirebiliyorsa reklamınızı cevabın yanına yerleştirebiliyor.

Bunun pratik anlamı şu. Ürün feed'iniz, açılış sayfanızın içeriği ve reklam öğeleriniz ne kadar açık ve eksiksizse, sistemin sizi uzun ve konuşma diliyle sorulan sorulara bağlaması o kadar kolaylaşıyor. Sadece kısa anahtar kelimelere göre kurulmuş, sayfası ince bir hesap bu yeni yüzeylerde zorlanıyor.

Üç tanesini sık görüyorum. Birincisi "daha çok bütçe daha çok satış" düşüncesi. Bütçeyi artırmak, kampanyayı daha pahalı ve daha az alakalı aramalara iter. Önce kârlı yapı kurulur, sonra ölçeklenir. İkincisi "Google önerilerini uygulamak hesabı iyileştirir" düşüncesi. Hesaptaki öneriler bazen gerçekten işe yarar, bazen de sadece harcamayı artırır. Her öneriyi kendi hedefinizle tartmak gerekir. Üçüncüsü "tıklama geliyorsa reklam çalışıyordur" düşüncesi. Tıklama satış değildir. Satış gelmiyorsa sorun çoğu zaman reklamdan sonra, yani sitededir.

Şu üç soruya evet diyorsanız büyük ihtimalle evet. İnsanlar ürününüzü ya da hizmetinizi Google'da arıyor mu? Satışı ya da başvuruyu doğru ölçebiliyor musunuz? Ürününüzün kâr marjı, rekabetçi bir tıklama maliyetini taşıyabilir mi? Üçüncü soru çoğu zaman atlanıyor. Marjı çok düşük bir ürünü, tıklaması pahalı bir kategoride satmaya çalışmak, ne kadar iyi yönetilirse yönetilsin zarar üretir.

Hesabınızın bu sorulara verdiği cevabı birlikte okumak isterseniz Google Ads yönetimi sayfasında nasıl çalıştığımı anlattım. Konunun bütününü, kampanya türlerinden ölçeklemeye kadar Google Ads e-ticaret rehberinde topladım. Terimlere hızlıca bakmak isterseniz sözlükteki Google Ads maddesi de işinize yarar.

Kaynaklar

Bu konunun tüm rehberi Google Ads ile E-Ticarette Nasıl Kârlı Satış Yapılır? Kampanya, Ölçüm, Bütçe ve Danışman Seçimi Rehberi
İlgili hizmet Google Ads Yönetimi

Reklamların satış getirmiyor mu?

Reklam hesabını birlikte inceleyelim, nerede bütçe kaybettiğini netçe görelim.

Ücretsiz Ön Görüşme
Adem Demir
Yazar

Adem Demir

10+ yıldır e-ticaret markalarının performans pazarlamasını yönetiyorum. Giyim.tr, bilet.com ve ara.com.tr gibi markalarla Meta Ads, Google Ads ve dönüşüm optimizasyonu tarafında çalıştım. Bu blogdaki her yazı, yönettiğim gerçek reklam hesaplarından edinilen saha deneyimine dayanır.