Google Ads'i bir ajansa veya danışmana emanet etmek mantıklı bir karar olabilir; ama yanlış seçim, kaybedilen reklam bütçesinden çok daha pahalıya mal olur. Çünkü sadece para değil, zaman ve fırsat da kaybedersiniz. On yılı aşkın süredir bu işin içindeyim ve hem iyi hem kötü örneklerini gördüm. Bu yazıda, bir Google Ads ajansını değerlendirirken sormanız gereken soruları ve kaçmanız gereken dikkat işaretlerini paylaşacağım.

Soru 1: Hesabın sahibi kim olacak?

Bu, sorulması gereken en kritik sorudur ve çoğu kişi atlar. Google Ads hesabı sizin adınıza mı açılacak, yoksa ajansın kendi hesabı altında mı yönetilecek? Cevap mutlaka "sizin sahipliğinizde" olmalı. Çünkü bir gün ajanstan ayrılırsanız, hesabın (ve içindeki tüm geçmiş verinin, öğrenmenin, dönüşüm geçmişinin) sizde kalması gerekir. Ajansın kendi hesabında çalışıyorsanız, ayrıldığınızda her şeyi sıfırdan kurmak zorunda kalabilirsiniz. Hesap sahipliği sizde olmayan bir teklif, en büyük kırmızı bayraklardan biridir.

Soru 2: Nasıl ve ne sıklıkla raporlama yapacaksınız?

Şeffaf raporlama, güvenin temelidir. Ajansa sorun: bana hangi metrikleri, ne sıklıkla raporlayacaksınız? Ve daha önemlisi: bu raporlar gerçek iş sonuçlarını mı (satış, kâr, dönüşüm maliyeti) yoksa vanity metrikleri mi (gösterim, tıklama) öne çıkaracak? Sadece "şu kadar tıklama aldık, şu kadar gösterim yaptık" diyen ama satış ve kârdan bahsetmeyen raporlar, gerçek performansı gizleyebilir. İyi bir ajans, işinizin gerçek sonuçlarına odaklanan, anlaşılır raporlar sunar.

Soru 3: Dönüşüm takibini nasıl kuruyorsunuz?

Bu teknik soruya verdikleri cevap, ne kadar ciddi olduklarını ele verir. Dönüşüm takibinin önemini kavrayan, Enhanced Conversions'tan, doğru dönüşüm tanımından, çift sayımdan bahseden bir ajans işini biliyor demektir. "Ah onu hallederiz" gibi geçiştiren bir cevap ise endişe vericidir; çünkü dönüşüm takibi her şeyin temelidir ve onu ciddiye almayan bir ajans, körlemesine bütçe harcar.

Soru 4: Hangi kampanya türlerini önereceksiniz ve neden?

İyi bir ajans, işinize özel düşünür; kötü bir ajans, herkese aynı şablonu uygular. Sorun: benim işim için hangi kampanya türlerini öneriyorsunuz ve neden? Cevap, işinizin özelliklerine (talep durumu, ürün tipi, bütçe, hedef) dayanmalı. "Herkese Performance Max açarız" gibi tek-beden-herkese-uyar bir yaklaşım, derinlemesine düşünülmediğinin işaretidir. Mantıklı, gerekçeli, size özel bir strateji bekleyin.

Soru 5: Performansı nasıl tanımlıyorsunuz?

Bir ajansın "başarı" tanımı, sizinkiyle örtüşmeli. Onlar için başarı yüksek ROAS mı, çok dönüşüm mü, düşük tıklama maliyeti mi? Sizin için başarı muhtemelen gerçek kâr ve sürdürülebilir büyümedir. Eğer ajans panel metriklerini cilalamaya odaklanıp gerçek kârı göz ardı ediyorsa, güzel raporlar alırsınız ama kasanız dolmaz. Performansın gerçek iş sonuçlarıyla tanımlandığından emin olun.

Dikkat edilmesi gereken kırmızı bayraklar

  • Garanti veren ajanslar: "İlk aydan şu kadar satış garanti ediyoruz" diyenlere şüpheyle yaklaşın; ciddi hiçbir profesyonel kesin sonuç garanti edemez, çünkü çok değişken vardır.
  • Hesap sahipliğini vermeyenler: Yukarıda anlattığım gibi, en büyük tehlike işareti.
  • Sadece vanity metrik raporlayanlar: Gösterim ve tıklamayı öne çıkarıp satıştan kaçınanlar.
  • Aşırı uzun, cezai bağlayıcı sözleşmeler: İyi iş yapan ajans sizi sözleşmeyle değil, sonuçla tutar.
  • Şeffaf olmayan ücretlendirme: Reklam bütçenizin ne kadarının gerçekten reklama, ne kadarının komisyona gittiği net olmalı.

İyi bir işbirliği nasıl görünür?

Doğru ajans veya danışman, sizinle bir ortak gibi çalışır: işinizi anlamaya çalışır, gerçek hedeflerinizi sorar, şeffaf raporlar, kötü haberi de söyler ve hesabınızı sizinmiş gibi sahiplenir. İlişki, baskı ve belirsizlik üzerine değil, güven ve netlik üzerine kurulur. Unutmayın: siz bir hizmet satın almıyorsunuz, işinizin büyümesi için bir ortaklık kuruyorsunuz. Doğru sorular sorarak, bu ortaklığı doğru kişiyle kurma şansınızı artırırsınız.

Soru 6: Daha önce benzer işlerle çalıştınız mı?

Deneyim önemlidir ama doğru türde deneyim daha da önemlidir. Bir ajansın genel olarak Google Ads bilmesi başka, sizin sektörünüzün ve iş modelinizin dinamiklerini anlaması başkadır. E-ticaret ile lead toplayan bir hizmet işi, tamamen farklı yaklaşımlar gerektirir. Ajansa sorun: benim sektörüme veya iş modelime benzer işlerle çalıştınız mı, oradan ne öğrendiniz? Somut, deneyime dayalı cevaplar verebiliyorlarsa, sizin durumunuza özel düşünebilecekleri sinyalidir. Genel geçer, ezbere cevaplar ise endişe vericidir.

Ama dikkat: "şu kadar büyük markayla çalıştık" övünmesi tek başına yeterli değildir. Büyük bütçeli bir markayı yönetmek ile sizin gibi bir işi büyütmek farklı becerilerdir. Asıl önemli olan, sizin ölçeğinizde ve durumunuzda sonuç üretip üretemedikleridir. Referans isteyin ve mümkünse o referanslarla konuşun; gerçek deneyim, vaatlerden çok daha açıklayıcıdır.

İşbirliği nasıl başlamalı?

İyi bir işbirliği, agresif bir satış konuşmasıyla değil, sizi anlamaya çalışan sorularla başlar. Doğru ajans veya danışman, daha ilk görüşmede size hemen paket satmaya çalışmaz; önce işinizi, hedeflerinizi, mevcut durumunuzu ve sorunlarınızı anlamak ister. Çünkü doğru çözümü ancak doğru teşhisten sonra önerebilir. Eğer biri sizi dinlemeden, durumunuzu anlamadan hemen "şu paketi alın" diyorsa, bu bir satıcı yaklaşımıdır, ortak yaklaşımı değil.

İlk görüşmeyi bir mülakat gibi düşünün: siz onları değerlendiriyorsunuz, onlar da işinizin kendileri için uygun olup olmadığını. Karşılıklı netlik, sağlıklı bir başlangıçtır. Aceleci, baskıcı veya belirsiz bir başlangıç, ilişkinin geri kalanının da öyle olacağının habercisidir. İyi bir ortaklık, güven ve şeffaflıkla başlar; bunu ilk görüşmede hissedersiniz.

Sözleşme ve çıkış koşullarını netleştirin

Heyecanla başlarken çoğu kişinin atladığı şey, ilişkinin nasıl biteceğidir. Başlamadan önce çıkış koşullarını netleştirin: sözleşme süresi ne kadar, fesih için ne gerekiyor, ayrıldığınızda hesap ve veriler tamamen sizde mi kalıyor? İyi bir ajans, sizi uzun ve cezai sözleşmelerle bağlamak yerine, kısa dönemlerle ve sonuçla tutmayı tercih eder; çünkü işine güvenir. Aşırı uzun, çıkışı zorlaştıran sözleşmeler, ajansın sonuçlarına değil bağlayıcılığa güvendiğinin işareti olabilir. Net çıkış koşulları, sağlıklı bir ilişkinin sigortasıdır; en iyi zamanda, en kötü senaryoyu konuşmak akıllıcadır.

Sonuç olarak bir Google Ads ajansı seçerken, parlak vaatlere değil, doğru cevaplara bakın: hesap sahipliği sizde mi, raporlama şeffaf mı, dönüşüm takibini ciddiye alıyorlar mı, strateji size özel mi, başarı tanımı kârla örtüşüyor mu? Bu soruları sormak, hem doğru ortağı bulmanızı sağlar hem de karşınızdakinin ne kadar ciddi olduğunu hızla ortaya çıkarır. Şeffaf ve sonuç odaklı bir işbirliği arıyorsanız, Google Ads yönetimi sayfasından bana ulaşabilir, nasıl çalıştığımı bir ön görüşmede konuşabilirsiniz.

Bu konunun tüm rehberi: Google Ads ile Satışlarınızı Büyütecek Reklam Sistemini Sıfırdan Kurmak
İlgili hizmet: Google Ads Yönetimi

Ücretsiz Ön Görüşme
Adem Demir
Yazar

Adem Demir

10+ yıldır e-ticaret markalarının performans pazarlamasını yönetiyorum. Giyim.tr, bilet.com ve ara.com.tr gibi markalarla Meta Ads, Google Ads ve dönüşüm optimizasyonu tarafında çalıştım. Bu blogdaki her yazı, yönettiğim gerçek reklam hesaplarından edinilen saha deneyimine dayanır.