Sayıların ardındaki mantık
Hero mesajı ne sunulduğunu anlatır; kaydırma üstü teklif ise bunun somut karşılığını koyar: fiyat, indirim, kargo koşulu, deneme süresi.
Ayrımı belirleyen şey ölçülebilirliktir. "Hayatınızı kolaylaştırıyoruz" bir mesajdır; "ilk siparişte ücretsiz kargo" ise bir tekliftir ve kabul edilip edilmediği sayılabilir.
Orada durması gereken sebep basit: ziyaretçilerin önemli bir bölümü hiç kaydırmıyor. Teklif aşağıdaysa o kitle için teklif hiç yok demektir.
Hangi teklifler çalışır?
| Teklif | Etkisi |
|---|---|
| Ücretsiz kargo koşulu | Yüksek |
| İlk sipariş avantajı | Yüksek |
| Koşulsuz iade süresi | Yüksek |
| Taksit imkanı | Orta |
| Belirsiz "kampanya" ifadesi | Yok |
Son satır boşa harcanan bir alan. "Kampanyalarımızı kaçırmayın" cümlesi hiçbir somut vaat içermiyor; kullanıcı ne kazandığını anlamıyor ve ilgilenmiyor.
Nasıl kurulur?
- Somut olun. Rakam veya koşul içersin.
- Tek teklif koyun. Üç teklif hiçbirini öne çıkarmaz.
- Eylemle birleştirin. Teklifin yanında düğme olsun.
- Mobilde görünür tutun. Küçük ekranda da kaydırma üstünde.
- Doğruluğunu koruyun. Süresi geçen teklif kalmasın.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, teklifin sayfanın ortasına konması. Ziyaretçilerin önemli bir bölümü o noktaya hiç ulaşmıyor; teklif fiilen görünmemiş oluyor.
İkinci gözlem, belirsiz ifadeler. Somut bir rakam ya da koşul içermeyen duyurular hiçbir karşılık üretmiyor; kullanıcı ne kazandığını bilmek istiyor.
Üçüncüsü, birden çok teklifin yan yana konması. Üç farklı avantaj sunulduğunda hiçbiri akılda kalmıyor; tek ve net bir teklif daha güçlü çalışıyor.
Dördüncüsü, teklifin eylemden kopuk durması. Avantaj yazıyor ama nasıl yararlanılacağı belirsiz; hemen yanında bir düğme bu boşluğu kapatıyor.
Beşincisi, mobilde teklifin aşağı kayması. Masaüstünde ilk ekranda duran şerit telefonda kaydırma altına düşüyor ve görünmüyor.
Altıncısı, süresi geçmiş tekliflerin bırakılması. Biten bir kampanya hala duruyor ve kullanıcı yararlanmak istediğinde hayal kırıklığı yaşıyor.
Yedincisi, teklifin koşullarının gizlenmesi. Küçük puntoyla yazılan istisnalar sonradan ortaya çıktığında güven zedeleniyor.
Sekizincisi, aynı teklifin herkese gösterilmesi. İlk sipariş avantajı mevcut müşteriye gösterildiğinde rahatsızlık üretiyor.
Dokuzuncusu, teklifin etkisinin ölçülmemesi. Kaldırıldığında ne olduğu denenmediğinde, gerçekten işe yarayıp yaramadığı bilinmiyor.
Onuncusu, teklifin marjla birlikte hesaplanmaması. Kaydırma üstündeki avantaj çok görünür olduğu için herkes yararlanıyor; maliyeti buna göre planlanmalı.
On birincisi, şeridin görsel olarak gürültü yaratması. Dikkat çekmek için konan parlak renkler ve hareketli öğeler, kullanıcının bunu reklam sanıp bakışını kaçırmasına yol açıyor; sade bir şerit genelde daha çok okunuyor.
On ikincisi, teklifin hangi sayfada durduğunun düşünülmemesi. Ana sayfada genel bir avantaj mantıklıyken ürün sayfasında o ürüne özel bir koşul çok daha güçlü çalışıyor; aynı şeridin her yere konması fırsatı harcıyor.
On üçüncüsü, kapatılabilir yapılmaması. Teklifi gördükten sonra şerit ekranda kalmaya devam ediyor ve içerik alanını daraltıyor; küçük bir kapatma düğmesi kullanıcıya kontrol veriyor.
Neyi çözmez?
Güçlü bir teklif, yanlış ürünü satmaz. Kullanıcının aradığı şey yoksa avantaj onu tutmaz.
Sıkça sorulan sorular
Kaç teklif koymalıyım?
Bir tane. Üç avantaj yan yana konduğunda hiçbiri akılda kalmaz.
Mesajdan farkı ne?
Teklif somuttur ve kabul edilip edilmediği ölçülebilir; mesaj yalnızca ne sunulduğunu anlatır.
Mobilde nereye koymalıyım?
Kaydırmadan görünen alana. Masaüstünde doğru duran şerit mobilde kolayca aşağı kayar. Bu konuyla birlikte ele alınan Scroll Map, kullanıcıların bir sayfada ne kadar aşağı kaydırdığını gösteren, içeriğin ne kadarının görüldüğünü ortaya koyan ısı haritası türüdür.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Landing Page Optimizasyonu Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
Lead odaklı işletmeler için form, teklif, güven unsurları, CTA, hız ve mobil deneyim optimizasyonu.