Sayılarla ne demek?
SPF ve DKIM kontroller yapar ama bir kontrol başarısız olduğunda ne olacağını söylemez. DMARC bu boşluğu doldurur. Alan adı sahibi alıcı sunuculara şunu söyler: "Benim adıma gelen ve doğrulanamayan e-postalara şunu yap."
Üç politika seviyesi vardır. none yalnızca izler ve raporlar; e-postaların teslimini etkilemez. quarantine doğrulanamayan e-postaları spam klasörüne yönlendirir. reject onları tamamen reddeder. Taklit saldırılarına karşı gerçek koruma son iki seviyede başlar.
DMARC'ın ikinci ve çoğu zaman göz ardı edilen gücü raporlardır. Alıcı sunucular, alan adı adına gönderilen e-postaların kaynağını ve kontrol sonuçlarını düzenli olarak raporlar. Bu raporlar, markanın adına kimin e-posta gönderdiğini — meşru hizmetleri de, sahte göndericileri de — gösterir.
Kademeli geçiş planı
| Aşama | Politika | Amaç |
|---|---|---|
| 1 | p=none + rapor adresi | Bütün gönderim kaynaklarını görmek |
| 2 | Kaynakları düzeltme | Meşru hizmetleri SPF/DKIM ile hizalamak |
| 3 | p=quarantine, düşük yüzde | Etkiyi küçük ölçekte denemek |
| 4 | p=quarantine, tam | Sahte e-postaları spam'e göndermek |
| 5 | p=reject | Sahte e-postaları tamamen engellemek |
Aşamaları atlamak riskli. Raporlar incelenmeden doğrudan ret politikasına geçildiğinde, unutulmuş bir fatura ya da destek aracının meşru e-postaları da reddediliyor.
Doğru kurulum
- İzleme politikasıyla başlayın. Rapor adresi ekleyin.
- Raporları okunabilir hale getirin. Bir analiz aracıyla.
- Bütün meşru kaynakları hizalayın. Tek tek.
- Politikayı kademeli sıkılaştırın. Yüzde ayarıyla.
- Raporları düzenli izlemeye devam edin. Yeni kaynaklar için.
Uygulamada ne oluyor?
En sık durum, DMARC'ın izleme modunda kurulup orada bırakılması. Büyük sağlayıcıların asgari şartı karşılanıyor ama marka, sahte e-postalara karşı hiç korunmuyor.
İkinci gözlem, rapor adresinin eklenmemesi. Politika var ama raporlar hiçbir yere gitmiyor; DMARC'ın en değerli bilgisi kayboluyor.
Üçüncüsü, raporların ham haliyle okunamaması. Raporlar makine okunur biçimde geliyor; bir analiz aracı olmadan hangi kaynağın başarısız olduğu anlaşılamıyor.
Dördüncüsü, raporlarda sahte gönderimlerin keşfedilmesi. Markanın adına tanınmayan sunuculardan e-posta gönderildiği görülüyor; bu, müşterileri hedef alan oltalama girişimlerinin ilk işareti olabiliyor.
Beşincisi, ret politikasına aceleyle geçilmesi. Bir anket aracı ya da muhasebe yazılımı unutulmuş; o hizmetten giden e-postalar sessizce kayboluyor ve kimse nedenini bilmiyor.
Altıncısı, yüzde ayarının bilinmemesi. Politika bütün e-postalar yerine belirli bir yüzdeye uygulanabiliyor; bu, sıkılaştırmayı kontrollü yapmanın yolu.
Yedincisi, alt alan adı politikasının ayrı düşünülmemesi. Ana alan adı için ayarlanan politika, alt alan adlarına farklı bir politika uygulanmasına da izin veriyor; kullanılmayan alt alan adları sıkı tutulabilir.
Sekizincisi, e-posta göndermeyen alan adlarının korunmaması. Markanın kullanmadığı yan alan adlarına ret politikası eklemek, bu alan adlarının taklit için kullanılmasını engelliyor.
Dokuzuncusu, teslim edilebilirlik etkisinin yanlış anlaşılması. Sıkı bir politika, meşru e-postaların teslimini doğrudan artırmıyor; ama alan adının güvenilirliğini ve marka logosu gösterimi gibi özelliklere erişimi destekliyor.
Onuncusu, kurumsal e-posta ile pazarlama e-postasının birlikte düşünülmemesi. Çalışanların günlük e-postaları da aynı politikaya tabi; kurumsal e-posta sağlayıcısı da hizalanmalı.
On birincisi, sorumluluğun belirsiz kalması. Raporları kimin inceleyeceği ve yeni bir araç eklendiğinde kaydı kimin güncelleyeceği tanımlanmadığında sistem bozuluyor.
On ikincisi, DMARC'ın bir kerelik proje sanılması. Yeni gönderim hizmetleri eklendikçe raporlar yeni kaynaklar gösteriyor; politika canlı bir yönetim gerektiriyor.
Neyi çözmez?
DMARC, benzer görünen sahte alan adlarından yapılan taklidi engellemez. Yalnızca kendi alan adınızın izinsiz kullanımını kontrol eder.
Sıkça sorulan sorular
İzleme modu yeterli mi?
Sağlayıcıların asgari şartını karşılar ama taklide karşı koruma sağlamaz.
Ret politikasına ne zaman geçilmeli?
Raporlarda bütün meşru kaynaklar hizalı görüldükten sonra, kademeli olarak.
Raporlar nasıl okunur?
Makine okunur biçimde gelir; bir analiz aracı kullanmak pratik. Bu konuyla birlikte ele alınan BIMI, doğrulanmış gönderenlerin marka logosunu gelen kutusunda e-posta yanında göstermesini sağlayan, güven ve tanınırlık artıran standarttır.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Retention Pazarlama Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
GA4, GTM, Meta Pixel, CAPI, Google Ads dönüşüm, TikTok Pixel ve event doğrulama ile sağlam ölçümleme altyapısı.