Çeyiz markasının katalogunda altı hazır set vardı. Ama satışların dörtte üçü tekil ürünlerden geliyordu: nevresim, havlu, pike, çarşaf.

Setler daha yüksek sipariş değeri ve daha yüksek mutlak kâr üretiyordu. Yine de reklamda görünmüyorlardı.

Sebebi ihmal değildi. Sistemin kendisiydi.

10 ay sonunda ortalama sepet 2.500 liradan 3.600 liraya, aylık set satışı 50'den 165'e çıktı. Toplam satış 13,4 milyon lira oldu.

Ama kartta görünmeyen rakam daha çarpıcı: setlerin toplam ciro içindeki payı %25'ten %50,9'a çıktı. Yani marka cirosunun yarısından fazlasını artık paketlerden kazanıyor.

Başlangıç ve 10. ay

MetrikBaşlangıç10. ay
Aylık reklam harcaması180.000 TL312.000 TL
Aylık ciro900.000 TL1.944.000 TL
Aylık MER5,0x6,23x
Aylık sipariş360540
Ortalama sepet2.500 TL3.600 TL
Aylık set siparişi50165
Setlerden gelen ciro225.000 TL990.000 TL
Setlerin ciro payı%25%50,9
Ortalama set değeri4.500 TL6.000 TL
Dönüşüm oranı%1,20%1,50

10 ayın toplamı 13,4 milyon lira satış ve 2.392.857 lira harcama. Karttaki 5,6x dönem ortalaması; son ayın kendi MER'i 6,23x. MER'in ROAS'tan neden daha önemli olduğunu ayrı yazıda anlattım.

Setler neden reklamda öne çıkmıyordu

Bu vakanın en öğretici kısmı burası ve cevap sandığınızdan teknik.

Setler katalogda vardı ama genel ürün havuzunun içindeydi ve düşük fiyatlı tekil ürünlerle aynı purchase optimizasyonunda yarışıyordu.

1.200 liralık nevresim ile 5.500 liralık çeyiz paketi aynı havuzdaydı. Meta açısından tablo şöyleydi:

  • 1.200 liralık ürün daha hızlı satın alma üretiyor
  • Daha düşük CPA gösteriyor
  • Daha fazla dönüşüm sinyali topluyor
  • Öğrenme aşamasını daha hızlı tamamlıyor

Bütçe kendiliğinden tekil ürüne akıyordu. Algoritma yanlış çalışmıyordu; kendisine verilen hedefi — daha fazla satın alma — mükemmel biçimde yerine getiriyordu.

Oysa işletme açısından set daha değerliydi: daha yüksek sipariş değeri, sipariş başına daha yüksek brüt kâr, daha düşük operasyon oranı.

Buradaki ders şu:

En düşük CPA üreten ürün, işletme açısından en değerli ürün olmak zorunda değil.

Bu, kadın giyim vakasındaki "algoritma tükenmiş ürüne harcamaya devam ediyor" problemiyle aynı ailedendir: reklam optimizasyonu ile ticari öncelik birbirinden kopmuş.

İki ekonomi ayrıştırıldı

Tekil ve paket siparişler aynı KPI ile değerlendirilmeyi bıraktı. 10. aydaki tablo şöyle:

SiparişCiroOrtalama değer
Tekil ürün375954.000 TL2.544 TL
Set165990.000 TL6.000 TL

Set siparişi tekil siparişten ortalama 2,36 kat daha fazla gelir üretiyordu. Brüt kâr farkı daha da yüksekti.

Bu yüzden set kampanyalarında optimizasyon sinyali "purchase" değil purchase value oldu. Yanına AOV, brüt kâr katkısı ve set ciro payı eklendi.

Set adedi +%230, set cirosu +%340. Aradaki farkın sebebi ürün karması:

  • Set adedi: 50 → 165 (+%230)
  • Ortalama set değeri: 4.500 TL → 6.000 TL (+%33)
  • Set cirosu: 225.000 TL → 990.000 TL (+%340)

Yani sadece daha fazla set satılmadı, satılan setler de büyüdü. Toplam sepetin 2.500'den 3.600'e çıkmasının ana nedeni bu. Sepet ortalamasının nasıl büyütüldüğünü ayrı yazıda ele aldım.

Paket mimarisi: üç katman

Başlangıçtaki altı genel set yeniden yapılandırılarak 12 ana paket oluşturuldu.

KatmanParçaRolü
Başlangıç paketi6-8Düşük karar bariyeri, ilk paket denemesi
Tam çeyiz paketi10-14En çok satan ana seviye
Premium paket16-20Düşük adet, yüksek ciro katkısı

Set içerikleri tasarım sezgisiyle değil veriyle belirlendi. Üç kaynak kullanıldı: aynı siparişte satın alınan ürünler, birlikte görüntülenen ürünler, bir ürün alındıktan sonra 30 gün içinde alınan tamamlayıcılar.

Setin amacı müşteriye mümkün olduğunca çok ürün satmak değildi:

Ev kurarken zaten birlikte ihtiyaç duyacağı parçaları tek karar altında toplamaktı.

Fiyatı indirimle değil karşılaştırmayla anlatmak. Paket, tek tek alım toplamına göre %8-10 avantaj sunuyordu. Ama bu indirim olarak anlatılmadı.

Ürün sayfasında üç rakam yan yana gösterildi:

  • Tek tek toplam: 6.590 TL
  • Set fiyatı: 5.990 TL
  • Toplam avantaj: 600 TL

Böylece kullanıcı "paket pahalı" diye düşünmek yerine paketin toplam değerini karşılaştırabildi. Taksit tutarı da fiyatın hemen yanında gösterildi. Ürün sayfasında fiyatın nasıl sunulması gerektiğini ayrı yazıda anlattım.

"Kendi setini oluştur" neden tutmadı

Tamamen serbest bir paket oluşturucu test edildi. Sezgisel olarak doğru görünüyordu: kullanıcı istediğini seçsin, sepet büyüsün.

Tersi oldu. Kullanıcı çok fazla ürün, renk ve kombinasyon arasında tekrar karar vermek zorunda kalıyordu. Sepet yükseliyor ama paket tamamlama oranı düşüyordu.

Yerine hazır paket + sınırlı kişiselleştirme modeli kuruldu. Müşteri renk, desen, ölçü ve bazı varyasyonlar arasında seçim yapabiliyor ama paketin temel mimarisi bozulmuyordu.

Çeyiz alışverişi zaten yorucu bir karar süreci. Ona bir karar daha eklemek yardım etmiyor.

Üç kategori, üç rol

KategoriOrtalama sepetRolüBütçe payı
Banyo tekstili~1.900 TLGiriş, ilk temas%15
Yatak odası~3.200 TLTekilden pakete köprü%25
Çeyiz paketleri~6.000 TLAna büyüme ve kâr%45

Kalan %15 remarketing ve sepet geri kazanımına ayrıldı. Çapraz satış ve üst satışın nasıl kurulduğunu ayrıca yazdım.

Başlangıçta set ürünler bütçenin %15'inden azını alıyordu; büyüme döneminde ana medya varlığı haline geldi.

Tekil ürünler kapatılmadı. Markaya yeni müşteri kazandırmaya devam ediyorlardı ve paket funnel'ının başlangıcında tutuldular.

Remarketing davranıştan paket niyeti üretti

Paket remarketing'inde en ilginç segment şuydu: bir kullanıcı kısa zaman içinde nevresim, havlu ve pike inceliyorsa ona tekrar üç ayrı ürün gösterilmedi.

Tam çeyiz paketi gösterildi.

Yani kullanıcının davranışı zaten paket niyetini söylüyordu; sistem bunu okuyup doğru ürünü önerdi. Remarketing kurgusunun nasıl olması gerektiğini ayrı yazıda ele aldım.

Pencereler kategoriye göre farklılaştı: banyo tekstili 7-14 gün, yatak odası 14-30 gün, çeyiz paketleri 30-60 gün.

Kullanıcı aynı ürünü 60 gün boyunca aynı reklamla görmedi. Her aşamada farklı bir soru cevaplandı: paket içeriği, oda görünümü, taksit, yorumlar, alternatif paket.

Set kreatifi: 15 fotoğrafı yan yana koymak çalışmıyor

Paket ürününü tek karede 15 küçük ürün fotoğrafıyla anlatmak işe yaramadı. Kullanıcı ne aldığını anlamıyordu.

Üç format çalıştı:

Oda sonucu. Paketin tamamının yatak odasında veya banyoda nasıl göründüğü. Kullanıcı ürün değil, bitmiş oda görüntüsü satın alıyordu.

Paketin içinde ne var. Dikey video veya carousel ile ürünler tek tek açıldı: nevresim, çarşaf, yastık kılıfları, pike, havlular, bornoz.

Tek tek vs paket. En güçlü karar kreatifi buydu: "Bunların hepsini ayrı ayrı toplamak yerine tek pakette tamamla."

Burada indirimden önce kolaylık, uyum, tek seçim ve zamandan tasarruf vurgulandı. Katalog ve kreatifin birlikte nasıl kullanıldığını ayrıca yazdım.

Çeyizde karar veren tek kişi değil

Bu ürün tek kişinin anlık satın alımı gibi davranmıyor. Yüksek fiyatlı paketlerde kullanıcı ürünü kaydediyor, başkasıyla paylaşıyor, tekrar ziyaret ediyor, farklı paketlerle karşılaştırıyor.

Bu yüzden ürün sayfasına favoriye ekleme, paketi kaydetme, paketi paylaşma ve daha sonra devam etme işlevleri öne çıkarıldı.

Paylaşılabilir çeyiz listesi özellikle yüksek paketlerde karar sürecini kolaylaştırdı.

Karar süresi 11,5 günden 7,2 güne, satın alma öncesi ortalama ziyaret 4,6'dan 3,2'ye indi. Müşteri tek oturumda satın almaya zorlanmadı; her geri dönüşünde yeni bir sorusu cevaplandı.

Sepet terk ve ürün sayfası. Sepet terk oranı %69'dan %51'e indi. Yüksek paket fiyatında terk nedenleri ayrıştırıldı: paket içeriğinin anlaşılmaması, tek tek toplamla karşılaştırılamaması, taksitin geç gösterilmesi, teslimat tarihinin belirsizliği, ürün ölçülerinin açık olmaması.

Her set sayfası standart bir yapıya kavuştu:

  • İlk ekran: setin lifestyle görseli, toplam parça sayısı, fiyat, taksit, teslimat
  • Paketin içinde: her ürün adet, ölçü, kumaş ve renk bilgisiyle ayrı ayrı
  • Karşılaştırma: tek tek alım toplamı ve paket avantajı
  • Oda görüntüsü: ürünlerin birlikte nasıl durduğu
  • Teslimat: setin tek seferde mi parça parça mı geleceği

Son madde beklenenden önemli çıktı. 14 parçalık bir setin ne zaman ve kaç kolide geleceğini bilmemek, satın alma öncesi ciddi bir belirsizlik. Kargo ve iade bilgisinin nasıl gösterilmesi gerektiğini ayrı yazıda anlattım.

Set stoğu tek bir ürün değil. Paket ürününün kendine özgü bir operasyonel problemi var: 12 parçalık setin içindeki tek bir havlu rengi tükenirse bütün paket satılamaz hale geliyor.

Bu yüzden paket uygunluğu ayrı bir kontrol olarak kuruldu. Bir paketin reklam alabilmesi için bütün zorunlu bileşenlerin stokta olması, yeterli adet bulunması ve alternatif varyasyonun tanımlı olması gerekiyordu.

Eksik bileşenli paket otomatik olarak yüksek bütçeli kampanyalardan çıkarıldı.

Her set için ayrıca bir paket puanı hesaplandı: AOV, dönüşüm oranı, brüt kâr katkısı, stok derinliği, varyasyon bulunabilirliği, sepet terk oranı, teslimat süresi ve iade oranı.

Bunun pratik sonucu: 7x ROAS üreten ama üç günlük stoğu kalan set, 6x üreten ve 30 günlük stoğu olan paketten daha fazla ölçeklenmedi.

Kırılma dördüncü ayda oldu

İlk üç ay altyapı dönemiydi: tekil ve set ekonomisi ayrıştırıldı, paket SKU'ları oluşturuldu, katalog ürün setleri ayrıldı, paket sayfaları yeniden tasarlandı, set stok uygunluğu sisteme bağlandı.

Dördüncü ayda ayrı paket kampanyası, "tek tek vs paket" fiyat mimarisi, oda bazlı kreatifler, paket remarketing'i ve taksit-teslimat düzenlemeleri birlikte devreye girdi.

Bu noktadan sonra Meta'nın en kolay sattığı ürünü değil, işletmenin gerçekten büyütmek istediği ürün tipini bilinçli olarak ölçeklemek mümkün oldu.

Dokuzuncu ayda yeni paket ve sezon geçişi testleri nedeniyle harcama satıştan hızlı arttı, MER 5,56x'e geriledi. Onuncu ayda kazanan paketler ayrıştırılınca 6,23x'e çıktı.

Denedim, tutmadı

  • Tüm ürünleri aynı katalog havuzunda bırakmak. Düşük fiyatlı tekil ürünler bütçeyi tekrar ele geçiriyordu.
  • Seti yalnızca indirimle anlatmak. Kullanıcı "neden bu kadar ürün almalıyım" sorusuna cevap bulamıyordu.
  • 25-30 parçalık dev paketler. Sepeti büyütse de karar bariyerini gereğinden fazla artırdı.
  • Tamamen serbest paket oluşturucu. Çok fazla seçim dönüşümü düşürdü.
  • Paket içeriğini tek fotoğrafta göstermek. Kullanıcı kaç ürün aldığını anlayamıyordu.
  • Her seti eşit bütçeyle ölçeklemek. Stok, marj ve fiyat seviyeleri farklıydı.
  • Tekil ürünleri tamamen kapatmak. Yeni müşteri giriş hacmini gereksiz azalttı.

Sık sorulan sorular

Yüksek fiyatlı ürünler reklamda neden geri planda kalıyor?

Çünkü purchase optimizasyonu dönüşüm sayısını takip ediyor, dönüşüm değerini değil. Düşük fiyatlı ürün daha hızlı satın alma üretir, daha düşük CPA gösterir ve daha fazla dönüşüm sinyali toplar. Algoritma doğal olarak oraya kayar. Bu vakada 1.200 liralık nevresim ile 5.500 liralık çeyiz paketi aynı optimizasyon havuzundaydı. Çözüm iki ekonomiyi ayırmak ve set kampanyalarında purchase yerine purchase value optimizasyonuna geçmek oldu.

Paket içeriği nasıl belirlenmeli?

Tasarım sezgisiyle değil satış verisiyle. Biz üç kaynak kullandık: aynı siparişte satın alınan ürünler, birlikte görüntülenen ürünler ve bir ürün alındıktan sonra 30 gün içinde alınan tamamlayıcılar. Setin amacı mümkün olduğunca çok ürün satmak değil, müşterinin ev kurarken zaten birlikte ihtiyaç duyacağı parçaları tek karar altında toplamaktı. Ayrıca üç fiyat katmanı kurduk: 6-8 parça giriş, 10-14 parça ana seviye, 16-20 parça premium.

"Kendi setini oluştur" sistemi işe yarar mı?

Bu vakada yaramadı. Tamamen serbest paket oluşturucuda kullanıcı çok fazla ürün, renk ve kombinasyon arasında tekrar karar vermek zorunda kalıyordu; sepet yükseliyor ama paket tamamlama oranı düşüyordu. Yerine hazır paket ve sınırlı kişiselleştirme modeli kurduk. Müşteri renk, desen ve ölçü seçebiliyor ama paketin temel mimarisi bozulmuyor. Çeyiz zaten yorucu bir karar süreci; ona bir karar daha eklemek yardım etmiyor.

Set ürünlerde stok yönetimi neden farklı?

Çünkü paketin stoğu tek bir üründen oluşmuyor. 12 parçalık setin içindeki tek bir havlu rengi tükenirse bütün paket satılamaz hale geliyor. Bu yüzden paket uygunluğunu ayrı bir kontrol olarak kurduk: bütün zorunlu bileşenler stokta, yeterli adet mevcut ve alternatif varyasyon tanımlı olmalıydı. Eksik bileşenli paket otomatik olarak yüksek bütçeli kampanyalardan çıkarıldı.

Paket fiyatı nasıl sunulmalı?

İndirim olarak değil, karşılaştırma olarak. Ürün sayfasında üç rakamı yan yana gösterdik: tek tek toplam 6.590 lira, set fiyatı 5.990 lira, toplam avantaj 600 lira. Böylece kullanıcı "paket pahalı" diye düşünmek yerine toplam değeri karşılaştırabildi. Taksit tutarını da fiyatın hemen yanında gösterdik. Yüksek sepetli kategoride bu önemli bir karar kolaylaştırıcı.

Çıkarım

Bu hesapta reklam bütçesi %73 arttı, ciro %116 arttı. Ama asıl değişim rakamlarda değil, hangi ürünün satıldığında.

Sipariş sayısı sadece %50 büyüdü. Ortalama sepet ise %44 büyüdü ve setlerin ciro payı %25'ten %50,9'a çıktı.

Yani marka daha fazla satmadı; daha değerli olanı satmaya başladı.

Buradaki asıl ders reklam optimizasyonunun sınırıyla ilgili. Purchase optimizasyonu dönüşüm sayısını maksimize eder, dönüşüm değerini değil. Katalogda hem 1.200 liralık hem 5.500 liralık ürün varsa algoritma her zaman ucuz olanı bulur — çünkü ondan daha çok var.

Bu bir hata değil, tanımın sonucu. Ama işletmenin ticari önceliği farklıysa, o önceliğin sisteme ayrı bir kampanya ekonomisi olarak tanıtılması gerekiyor. Aksi halde algoritma her zaman kolay olanı seçer. Hangi ürünlerin ayrı kampanyaya alınması gerektiğini ayrı yazıda ele aldım.

Bu konunun tüm rehberi: E-Ticarette Sürdürülebilir Büyüme Nasıl Kurulur?
İlgili hizmet: E-Ticaret Büyüme Danışmanlığı

Ücretsiz Ön Görüşme
Adem Demir
Yazar

Adem Demir

10+ yıldır e-ticaret markalarının performans pazarlamasını yönetiyorum. Giyim.tr, bilet.com ve ara.com.tr gibi markalarla Meta Ads, Google Ads ve dönüşüm optimizasyonu tarafında çalıştım. Bu blogdaki her yazı, yönettiğim gerçek reklam hesaplarından edinilen saha deneyimine dayanır.