Sayılarla ne demek?
Günlük konuşmada "stok kodu" hepsinin yerine kullanılır ama aslında birkaç farklı kod vardır ve karıştırılmaları pahalıya mal olur.
Mağazanın kendi verdiği iç kod SKU'dur; o maddede kodlama sisteminin nasıl tasarlanacağı anlatılır. Burada odak kod türleri arasındaki fark ve bunların birbirine nasıl bağlanacağı.
Ayrım şu soruyla netleşir: bu kodu kim veriyor? Mağaza mı, üretici mi, yoksa küresel bir otorite mi? Cevap, kodun nerede geçerli olduğunu belirler.
Hangi kod ne?
| Kod | Kim verir | Nerede geçerli |
|---|---|---|
| SKU | Mağaza | Sadece kendi sisteminde |
| Barkod / GTIN | Küresel otorite | Her yerde |
| MPN | Üretici | O markanın ürünlerinde |
| Pazaryeri kodu | Platform | O platformda |
İkinci satır kritik. Küresel kod aynı ürünü bütün dünyada aynı şekilde tanımlıyor; pazaryerleri ve alışveriş reklamları eşleştirmeyi bunun üzerinden yapıyor, SKU üzerinden değil.
Nasıl yönetilir?
- Hepsini ayrı alanda tutun. Tek alana sıkıştırmayın.
- İç kodu tek doğru kabul edin. Eşleştirme ondan yürüsün.
- Küresel kodu doğrulayın. Hatalı barkod listeleme reddi getirir.
- Kendi barkodunuzu üretmeyin. Uydurma kod her yerde reddedilir.
- Eşleşme tablosunu koruyun. Platform kodları değişebilir.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, iç kodun barkod alanına yazılması. Sistem bunu küresel kod sanıyor, ürün feed'i reddediliyor ve sorunun kaynağı haftalarca bulunamıyor.
İkinci gözlem, kendi barkodunu üretme girişimi. Rastgele üretilen numara hiçbir küresel kayıtla eşleşmiyor; platformlar bunu geçersiz sayıyor ve listeleme açılmıyor.
Üçüncüsü, üretici kodunun ürün adına gömülmesi. Ayrı alanda tutulmadığında eşleştirme yapılamıyor ve aynı ürün farklı kayıtlar olarak görünüyor.
Dördüncüsü, her platformun kendi kodunun kaydedilmemesi. Pazaryeri kendi kimliğini üretiyor, o kayıt tutulmadığında güncelleme ve stok senkronu elle yapılıyor.
Beşincisi, aynı ürünün iki kez kaydedilmesi. Kod eşleşmesi kurulmadığı için sistemde iki ayrı ürün oluşuyor, stok ikiye bölünüyor ve satış kaçıyor.
Altıncısı, varyant kodlarının küresel kodla karıştırılması. Her beden ayrı küresel kod gerektiriyor; tek kodun bütün bedenlere verilmesi eşleştirmeyi bozuyor.
Yedincisi, tedarikçiden gelen kodların doğrulanmadan kullanılması. Yanlış ya da eksik haneli kodlar katalogda yıllarca duruyor ve her feed gönderiminde sessizce hata üretiyor.
Sekizincisi, kod alanlarının serbest metin bırakılması. Boşluk, tire ve büyük harf farklılıkları aynı kodu farklı gösteriyor ve eşleşme tutmuyor.
Dokuzuncusu, kod değişikliğinin geçmişe yansıtılmaması. Tedarikçi kodu güncellediğinde eski kayıtlarla bağ kopuyor ve ürünün satış geçmişi parçalanıyor.
Onuncusu, kodların hiç denetlenmemesi. Katalogda eksik barkod, tekrar eden kod ve boş alanlar birikiyor; ayda bir çalıştırılan basit bir kontrol bunları sorun büyümeden yakalıyor.
On birincisi, kendi ürettiğiniz ürünlerde küresel kod alınmaması. Kendi markanızı üretiyorsanız barkodu resmi kayıt üzerinden almanız gerekiyor; bu adım atlandığında ürün pazaryerlerinde ve alışveriş reklamlarında hiç listelenemiyor.
Neyi çözmez?
Doğru kodlar, yanlış ürün bilgisini düzeltmez. Kod eşleşse bile açıklama ve görsel yanlışsa listeleme yine reddedilebilir.
Sıkça sorulan sorular
SKU ile barkod aynı mı?
Hayır. SKU'yu mağaza verir ve sadece kendi sisteminde geçerlidir; barkod küresel ve her yerde geçerlidir.
Kendi barkodumu üretebilir miyim?
Hayır. Uydurma kod hiçbir küresel kayıtla eşleşmez ve platformlar reddeder.
Hepsini tek alanda tutabilir miyim?
Tutmayın. Her kodun ayrı alanı olmalı, yoksa eşleştirme ve feed gönderimi bozulur.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini E-Ticaret Büyüme Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
Reklam, SEO, kreatif, ürün sayfası ve ölçümlemeyi tek bir büyüme sistemi olarak kurguluyorum. Dağınık çabaları değil, birbirini besleyen bir