Sayılarla ne demek?
SKU, ürünün kendisine değil satılabilir her varyantına verilir. Kırmızı 42 numara ayakkabı ile siyah 42 numara aynı ürün ama iki farklı SKU'dur; çünkü ikisinin stoğu ayrı tutulur.
Bu bir iç koddur. Üretici ya da küresel bir otorite tarafından değil, mağaza tarafından belirlenir. Aynı ürünün SKU'su iki farklı mağazada farklı olabilir ve bu normaldir.
Türkçede genelde stok kodu denir. O maddede kod türleri arasındaki farklar ve eşleştirme ele alınır; burada odak kodlama sisteminin tasarımı.
Kod nasıl kurgulanır?
| Yaklaşım | Sonuç |
|---|---|
| Anlamlı (kategori-marka-renk-beden) | Okunur, ama değişime kapalı |
| Sıralı numara | Basit, ama hiçbir şey anlatmaz |
| Karma (kısa önek + numara) | Dengeli, önerilen |
| Rastgele | İnsan hatası üretir |
Birinci satırın tuzağı görünmez. Kategoriyi koda gömdüğünüzde ürün kategori değiştirdiğinde kodu da değişmesi gerekiyor; oysa SKU asla değişmemeli — bütün geçmiş ona bağlı.
Nasıl tasarlanır?
- Değişmez tutun. Bir kez verilen SKU asla değişmemeli.
- Varyant başına verin. Her satılabilir birim ayrı kod.
- Kısa tutun. Elle yazılabilir uzunlukta olsun.
- Karışan karakterleri atın. O/0 ve I/1 hata üretir.
- Yeniden kullanmayın. Kalkan ürünün kodu boşta kalsın.
Uygulamada ne oluyor?
En pahalı hata, kalkan bir ürünün SKU'sunun yeni ürüne verilmesi. Geçmiş satış verisi iki ürüne karışıyor ve hiçbir rapor güvenilir olmuyor. Kod boşta kalmalı.
İkinci gözlem, ürün seviyesinde tek kod verilmesi. Bütün bedenler aynı SKU'yu paylaşınca hangi bedenin tükendiği bilinemiyor ve stok yönetimi tamamen körleşiyor.
Üçüncüsü, koda değişebilecek bilgi gömülmesi. Fiyat aralığı, sezon ya da kategori koda yazıldığında bunlar değiştiğinde kod da değişmek zorunda kalıyor.
Dördüncüsü, karışan karakterlerin kullanılması. Elle veri girişinde büyük O ile sıfır, büyük I ile bir sürekli karışıyor; bu karakterleri baştan dışarıda bırakmak hata oranını düşürüyor.
Beşincisi, kodların gereğinden uzun olması. Yirmi karakterlik kodlar depoda elle yazılamıyor, telefonda okunamıyor ve sürekli hata üretiyor.
Altıncısı, farklı sistemlerde farklı kod kullanılması. Sitede bir kod, muhasebede başka, depoda üçüncü bir kod olduğunda eşleştirme elle yapılan bir işe dönüşüyor.
Yedincisi, paket ürünlere ayrı kod verilmemesi. Bundle kendi koduna sahip olmadığında hem stok hem raporlama karışıyor.
Sekizincisi, kod üretiminin elle yapılması. Kişi kendi mantığına göre kod veriyor, personel değişince mantık da değişiyor ve katalog iki farklı sisteme bölünüyor.
Dokuzuncusu, büyük-küçük harf duyarlılığının düşünülmemesi. Bazı sistemler ayırt ediyor bazıları etmiyor; tek biçime sabitlemek bu belirsizliği ortadan kaldırıyor.
Onuncusu, kodun müşteriye gösterilmesinin gerekli sanılması. SKU bir iç koddur; kullanıcının onu görmesi gerekmiyor, ama destek ekibinin sipariş üzerinden hızlıca bulabilmesi gerekiyor.
On birincisi, kodlama kurallarının hiçbir yere yazılmaması. Sistem bir kişinin kafasında duruyor; o kişi ayrıldığında yeni ürünler başka bir mantıkla kodlanmaya başlıyor ve katalog zamanla ikiye bölünüyor. Kuralın yazılı olması, uzun ömürlü tek garanti.
Neyi çözmez?
İyi bir kodlama sistemi, kötü stok verisini düzeltmez. Sayımlar yanlışsa kodlar mükemmel olsa da rakamlar yanlış kalır.
Sıkça sorulan sorular
Her varyanta ayrı kod şart mı?
Evet. Stoğu ayrı tutulan her birim ayrı SKU almalı, yoksa stok yönetimi çalışmaz.
Koda anlam gömmeli miyim?
Az miktarda. Değişebilecek bilgiyi gömerseniz kod da değişmek zorunda kalır.
Eski kodu yeniden kullanabilir miyim?
Hayır. Geçmiş veri iki ürüne karışır ve raporlar güvenilmez hale gelir.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini E-Ticaret Büyüme Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
Reklam, SEO, kreatif, ürün sayfası ve ölçümlemeyi tek bir büyüme sistemi olarak kurguluyorum. Dağınık çabaları değil, birbirini besleyen bir