Sayılarla ne demek?
Ürün sayfasını görenlerin yüzde kaçının sepete eklediğini gösterir. E-ticarette huninin ilk gerçek karar anıdır: kullanıcı ürünü inceledi ve almaya değer buldu. Buraya kadar olan her şey ilgi, bundan sonrası niyet.
Kategoriye göre değişmekle birlikte kabaca %5–12 tipik banttır. Tek fiyatlı ve hızlı karar verilen ürünlerde üst sınıra, pahalı ve karşılaştırma gerektiren ürünlerde alt sınıra yaklaşır. Kendi geçmiş ortalamanız her sektör kıyasından daha anlamlıdır.
Bu metriğin asıl değeri teşhiste. Reklam iyi çalışıyor ama satış gelmiyorsa sorun üç yerden birindedir: ürün sayfası, sepet, ya da ödeme. Sepete ekleme oranı bu üçünden hangisinin tıkandığını tek bakışta söyler.
Düşükse nereye bakılır?
| Belirti | Muhtemel sebep |
|---|---|
| Sayfa görüntüleme yüksek, ekleme düşük | Fiyat, görsel veya açıklama |
| Mobilde belirgin düşük | Buton konumu veya sayfa hızı |
| Belirli üründe düşük | Stok, varyant veya görsel eksiği |
| Reklam trafiğinde düşük | Reklam vaadi ile sayfa uyumsuz |
| Her yerde düşük | Kargo/iade bilgisi görünmüyor |
Dördüncü satır en sık atlanan teşhis. Reklamda gösterilen görsel, fiyat veya vaat ürün sayfasında karşılanmıyorsa kullanıcı sayfaya gelir ama eklemez. Bu durumda sorun sayfada değil, reklam ile sayfa arasındaki tutarsızlıkta.
Nasıl yükseltilir?
- Fiyatın yanına kargo bilgisini koyun. "Kargo bedava mı" sorusu en sık terk sebebi.
- Butonu ilk ekranda tutun. Mobilde kaydırma gerektiren buton belirgin kayıp üretir.
- Varyant seçimini kolaylaştırın. Tükenen bedenler görünür ama seçilemez olmalı.
- İade koşulunu yazın. Risk algısını düşüren en ucuz müdahale.
- Görsel sayısını artırın. Ürünü farklı açılardan gören kullanıcı daha çok ekler.
Uygulamada ne oluyor?
Bu metriği ölçmeyen hesaplarda teşhis neredeyse her zaman yanlış yere gidiyor. Satış düşünce ilk suçlanan reklam oluyor, bütçe artırılıyor ya da kreatif değiştiriliyor. Oysa sepete ekleme oranı sabitse sorun reklamda değil; trafik geliyor, ürün beğenilmiyor ya da sepet sonrası bir yerde kayıp yaşanıyor.
İkinci gözlem, mobil–masaüstü farkının gizlenmesi. Toplam oran normal görünürken mobilde yarı yarıya düşük olabiliyor. Trafiğin çoğu mobilden geldiği için bu fark toplam satışı doğrudan belirliyor. Cihaz kırılımına bakmadan bu metriği okumak eksik kalıyor.
Üçüncüsü, kargo bilgisinin gizlenmesi. Fiyatı düşük göstermek için kargo ücreti ödeme adımına saklanıyor; kullanıcı sepete ekliyor, kargoyu görüyor ve çıkıyor. Bu, sepete ekleme oranını yükseltirken sepet terk oranını daha çok yükseltiyor — net etki negatif.
Dördüncüsü, tükenen varyantların yönetimi. Bedeni olmayan ürünlerde kullanıcı sayfayı açıyor, seçemiyor ve çıkıyor. Bu ürünler oranı sistematik olarak aşağı çekiyor; stok dağılımını düzeltmek çoğu zaman sayfa tasarımından daha etkili oluyor.
Beşincisi, reklam–sayfa uyumsuzluğu. Reklamda "%50 indirim" yazan kampanyanın açılış sayfasında indirim görünmüyorsa kullanıcı hemen çıkıyor. Bu vakalarda oran belirli kampanya dönemlerinde düşüyor; zaman içinde bakıldığında örüntü hemen görünüyor.
Neyi göstermez?
Sepete ekleme satın alma değildir. Yüksek ekleme oranıyla düşük satış birlikte görülüyorsa sorun sepetten sonrasındadır ve bu metrik orayı göstermez.
Sıkça sorulan sorular
İyi bir oran nedir?
%5–12 makul bir banttır ama kategoriye göre değişir. Asıl kıyas kendi geçmiş ortalamanız.
Sepete ekleyip almayanları hedefleyebilir miyim?
Evet, bu en yüksek getirili yeniden pazarlama kitlesidir. Niyeti kanıtlanmış ama işlemi tamamlamamış kullanıcılardır.
Oranı yükseltmek satışı artırır mı?
Sepet sonrası akış sağlıklıysa evet. Değilse sadece daha çok terk edilmiş sepet üretirsiniz.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini E-Ticaret Büyüme Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
GA4, GTM, Meta Pixel, CAPI, Google Ads dönüşüm, TikTok Pixel ve event doğrulama ile sağlam ölçümleme altyapısı.