Sayıların ardındaki mantık
Giyim ve ayakkabıda iadelerin büyük bölümü tek bir sebepten geliyor: ölçü uymuyor. Beden tablosu bu sebebi doğrudan hedefleyen tek araç.
Ama bir tablo olması yeterli değil. Kritik ayrım, tabloda neyin ölçüldüğüdür: vücut ölçüsü mü, ürünün kendi ölçüsü mü?
İkisi çok farklı. Vücut ölçüsü tablosu "hangi bedeni almalısın" diyor; ürün ölçüsü tablosu ise "bu ürün şu kadar" diyor. İkincisi daha güvenilir çünkü kullanıcı kendi bildiği bir parçayla kıyaslayabiliyor.
Hangi tablo daha iyi?
| Tablo türü | Değerlendirme |
|---|---|
| Ürünün gerçek ölçüleri | En güvenilir |
| Vücut ölçüsü karşılığı | Faydalı, tek başına yetmez |
| Yalnızca beden harfleri | İşe yaramaz |
| Marka bazlı tek genel tablo | Yanıltıcı |
| Görsel ölçüm kılavuzu | Destekleyici |
Son satır tabloyu kullanılabilir kılan şey. Kullanıcı nereden nereye ölçeceğini bilmiyorsa en doğru tablo bile işe yaramıyor; küçük bir çizim bu boşluğu kapatıyor.
Nasıl hazırlanır?
- Ürünün kendi ölçüsünü verin. En güvenilir referans.
- Nasıl ölçüleceğini gösterin. Görsel kılavuz koyun.
- Ürün bazında hazırlayın. Genel tablo yanıltıyor.
- Karar anında açın. Beden seçicinin yanında.
- İade sebeplerinden besleyin. Hangi ölçü eksikse o eklenmeli.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, marka için tek bir genel tablo kullanılması. Aynı bedendeki iki farklı model farklı kalıpta dikilmiş olabiliyor; tek tablo ikisini de yanlış temsil ediyor.
İkinci gözlem, ürünün kendi ölçülerinin verilmemesi. Kullanıcı elindeki bir parçayı ölçüp kıyaslamak istiyor; yalnızca vücut ölçüsü tablosu buna izin vermiyor.
Üçüncüsü, ölçüm kılavuzunun eksikliği. Göğüs ya da iç bacak ölçüsünün nereden alınacağı belirtilmediğinde kullanıcı yanlış ölçüyor ve tablo yanlış sonuç üretiyor.
Dördüncüsü, tablonun ayrı bir sayfada durması. Beden seçimi ürün sayfasında yapılıyor; tablo o anda açılabilir olmalı.
Beşincisi, iade verisinin hiç kullanılmaması. Hangi üründe hangi bedenin iade edildiği kayıtlarda duruyor; bu veri tablonun nerede eksik olduğunu doğrudan gösteriyor.
Altıncısı, birim karmaşası. Santimetre ve inç karışık kullanıldığında ya da birim yazılmadığında tablo güvenilmez hale geliyor.
Yedincisi, tolerans belirtilmemesi. Dikimde bir iki santimetrelik sapma olağan; bu aralık önceden söylendiğinde kullanıcı eline geçen üründe küçük bir fark görünce şaşırmıyor ve iade talebine dönüşmüyor.
Sekizincisi, mobilde tablonun yatay kayması. Geniş bir tablo küçük ekranda okunamıyor; dikey düzen ya da tek satır sorgulama daha iyi çalışıyor.
Dokuzuncusu, tedarikçi tablosunun kontrol edilmeden kullanılması. Gelen ölçüler yanlış olabiliyor; birkaç parçayı elle ölçmek bütün kategoriyi kurtarıyor.
Onuncusu, tablonun hiç güncellenmemesi. Üretici kalıbı değiştirdiğinde tablo eski değerlerde kalıyor ve iade oranı sessizce yükseliyor.
On birincisi, tablonun etkisinin ölçülmemesi. Tablo eklendikten ya da düzeltildikten sonra o kategorideki iade oranı izlenmediğinde, yapılan işin karşılığı bilinemiyor; oysa bu, etkisi en net görülebilen iyileştirmelerden biri.
Neyi çözmez?
Doğru bir tablo, kalıp sorununu çözmez. Ürün gerçekten dar ya da bol dikilmişse tablo durumu bildirir, düzeltmez.
Sıkça sorulan sorular
Hangi ölçüyü vermeliyim?
Ürünün kendi ölçülerini. Kullanıcı elindeki bir parçayla kıyaslayabildiğinde en güvenilir sonuç çıkar.
Tek bir marka tablosu yeterli mi?
Değil. Aynı bedendeki iki model farklı kalıpta olabilir; tablo ürün bazında hazırlanmalı.
Nereye koymalıyım?
Beden seçicinin yanına, açılabilir biçimde. Ayrı sayfada neredeyse hiç açılmaz. Yakından ilişkili bir kavram olan Fit Guide, bir ürünün nasıl oturduğunu (dar, bol, normal kalıp) anlatarak müşterinin doğru seçimi yapmasına yardımcı olan rehberdir.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Ürün Sayfası Optimizasyonu Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
E-ticaret için ürün görseli, açıklama, güven alanı, beden/kargo/iade, yorumlar ve sepete ekleme oranı optimizasyonu.