Sayıların ardındaki mantık
İnsanlar telefonu çoğunlukla tek elle tutar ve başparmakla kullanır. Bu, ekranın her yerinin eşit erişilebilir olmadığı anlamına gelir.
Ekranın alt ve orta bölümü rahat bölgedir; üst köşeler ise ancak elin konumu değiştirilerek ulaşılabilir. Telefonlar büyüdükçe bu fark açılmıştır.
Dokunma alanı hedefin ne kadar büyük olduğuyla ilgilenir; burada mesele nerede durduğudur. Büyük ama uzak bir düğme yine zahmetlidir.
Ne nereye konmalı?
| Bölge | Uygun içerik |
|---|---|
| Alt orta | Ana eylem düğmesi |
| Alt kenarlar | Gezinme simgeleri |
| Orta | İçerik ve ikincil eylemler |
| Üst | Başlık, marka, bilgi |
| Üst köşeler | Nadir kullanılan işlemler |
Son satır bilinçli bir tercih olabilir. Silme veya çıkış gibi geri alınamayan işlemleri zor ulaşılan bir yere koymak, yanlışlıkla basılmasını azaltıyor.
Nasıl uygulanır?
- Ana eylemi aşağı alın. Sepete ekle ve öde altta olsun.
- Gezinmeyi altta tutun. Üst menü tek elle zor.
- Riskli işlemi uzağa koyun. Yanlış basma azalsın.
- Büyük ekranı test edin. Sorun orada büyüyor.
- Sol el kullanımını unutmayın. Kenar tercihleri simetrik olsun.
Uygulamada ne oluyor?
En sık gördüğüm sorun, ana eylemin ekranın üstünde bırakılması. Masaüstü düzeninden taşınan yerleşimde sepet düğmesi yukarıda kalıyor ve kullanıcı her seferinde elini kaydırmak zorunda kalıyor.
İkinci gözlem, gezinme menüsünün üst köşeye konması. Klasik menü simgesi orada duruyor ama tek elle ulaşmak zor; alt gezinme çubuğu belirgin daha rahat kullanılıyor.
Üçüncüsü, büyük ekranlı cihazların hesaba katılmaması. Telefonlar büyüdükçe üst bölge daha da uzaklaşıyor; küçük bir cihazda test etmek yanıltıcı oluyor.
Dördüncüsü, riskli işlemlerin rahat bölgeye konması. Silme ve iptal düğmeleri alt orta bölgede olduğunda yanlışlıkla basılıyor.
Beşincisi, sol el kullanımının unutulması. Kenar tercihleri tek yöne göre kurgulandığında kullanıcıların bir bölümü zorlanıyor.
Altıncısı, sabit alt çubuğun içeriği kapatması. Rahat bölgeye konan eylem çubuğu sayfanın son satırlarını gizliyor; alt boşluk ayrıca ayarlanmalı.
Yedincisi, cihazın kendi hareket alanlarıyla çakışma. Ekranın en altındaki ince şerit sistem tarafından kullanılıyor; oraya konan öğe tetiklenmiyor.
Sekizincisi, klavye açıldığında düzenin bozulması. Alt bölgedeki eylem klavyenin arkasında kalıyor ve kullanıcı düğmeyi bulamıyor.
Dokuzuncusu, uzun sayfalarda eylemin sadece en altta olması. Kullanıcı yukarıdayken karar veriyor ama düğmeye ulaşmak için sonuna kadar kaydırmak zorunda kalıyor.
Onuncusu, prensibin masaüstüne de uygulanmaya çalışılması. Fare ile kullanılan ekranda bu kısıt geçerli değil; her düzen kendi cihazına göre kurulmalı.
On birincisi, gerçek kullanım biçiminin gözlenmemesi. İnsanların telefonu nasıl tuttuğu varsayılıyor; birkaç kişiyi izlemek bile beklenmedik davranışlar ortaya çıkarıyor.
On ikincisi, kullanım bağlamının atlanması. Kişi yürürken, otobüste ya da tek eli doluyken alışveriş yapıyor olabiliyor; masa başında iki elle yapılan bir denemede sorunsuz görünen yerleşim, bu koşullarda tamamen kullanılamaz hale gelebiliyor.
Neyi çözmez?
Doğru yerleşim, küçük hedefi büyütmez. Düğme rahat bölgede ama çok küçükse yine ıskalanır; iki konu birlikte ele alınmalı.
Sıkça sorulan sorular
Ana düğme nerede olmalı?
Ekranın alt orta bölümünde. Orası tek elle en rahat ulaşılan alan.
Üst köşe hiç kullanılmamalı mı?
Kullanılabilir. Nadir ve geri alınamayan işlemler için oraya koymak yanlış basmayı azaltır.
Masaüstünde de geçerli mi?
Değil. Fare ile kullanılan ekranda böyle bir erişim kısıtı yoktur.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Ürün Sayfası Optimizasyonu Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
E-ticaret için ürün görseli, açıklama, güven alanı, beden/kargo/iade, yorumlar ve sepete ekleme oranı optimizasyonu.