Sayıların ardındaki mantık
Kullanıcı seçenekler arasında kaldığında karşılaştırmayı zihninde yapmak zorunda kalır. Tablo bu işi üstlenir ve kararı hızlandırır.
İkinci işlevi üst satışı mümkün kılmasıdır. Kullanıcı iki model arasındaki farkı tek bakışta gördüğünde, aradaki bedeli ödemeye kendi kararıyla razı olur.
Ama ters çalıştığı bir durum var: seçenek sayısı fazlaysa tablo kararı kolaylaştırmaz, tamamen durdurur. Beş sütunlu bir tablo çoğu kullanıcıyı felç ediyor.
Nasıl kurulur?
| Kural | Neden |
|---|---|
| En fazla üç sütun | Fazlası karar felci |
| Ayırt eden ölçütler | Aynı olan satır yer kaplar |
| Bir seçeneği öne çıkarın | Kararsıza dayanak |
| Fark tutarını yazın | Toplam değil, fark |
| Mobilde dikey çevirin | Yatay tablo okunmuyor |
İkinci satır tabloları şişkinlikten kurtarıyor. Bütün seçeneklerde aynı olan bir özellik ayrım üretmiyor; tabloya yalnızca farklılaşan satırlar girmeli.
Nasıl yapılır?
- Sütunu sınırlayın. Üçten fazlası karar bozar.
- Ortak satırları atın. Yalnızca fark kalsın.
- Öneriyi işaretleyin. "Çoğu müşteri bunu seçiyor".
- Farkı vurgulayın. Aradaki tutar öne çıksın.
- Mobilde yeniden kurun. Yatay kaydırma çözüm değil.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, tabloya çok fazla sütun konması. Beş ürün yan yana gösterildiğinde kullanıcı seçim yapmak yerine hiçbirini almıyor; üç sütun üst sınır.
İkinci gözlem, ortak özelliklerin tabloda tutulması. Bütün modellerde aynı olan on satır, gerçekten ayırt eden üç satırı gölgede bırakıyor.
Üçüncüsü, hiçbir seçeneğin öne çıkarılmaması. Kararsız kullanıcı bir dayanak arıyor; bir sütunun işaretlenmesi ona yeterli bir sebep veriyor.
Dördüncüsü, fark tutarının gösterilmemesi. Toplam fiyatlar yan yana yazılıyor ama aradaki farkın ne kadar olduğu hesaplanmak zorunda kalınıyor.
Beşincisi, mobilde yatay kaydırma bırakılması. Dar ekranda tablo yana kayıyor ve kullanıcı sütunları aynı anda göremiyor; dikey kart düzeni daha iyi çalışıyor.
Altıncısı, teknik terimlerin çevrilmemesi. Satır adları anlaşılmadığında tablo hiçbir işe yaramıyor; her ölçütün kısa bir karşılığı olmalı.
Yedincisi, rakip ürünlerle karşılaştırma yapılırken tarafsızlık kaybı. Açıkça kendi lehine kurulmuş bir tablo güveni zedeliyor.
Sekizincisi, tablonun hangi sayfada duracağının düşünülmemesi. Ürün sayfasında alternatif göstermek kararı bölebiliyor; kategori seviyesinde ise işe yarıyor.
Dokuzuncusu, tablonun güncellenmemesi. Fiyat ve özellik değişiyor ama tablo eski değerlerde kalıyor; bu, yanlış bilgi vermek anlamına geliyor.
Onuncusu, etkisinin ölçülmemesi. Tablo eklendikten sonra dönüşüm ve ortalama sepet tutarındaki değişim bakılmadığında, gerçekten işe yarayıp yaramadığı bilinmiyor.
On birincisi, kullanıcının kendi karşılaştırmasını kurmasına izin verilmemesi. Hazır tablo yeterli değilse, kişinin seçtiği ürünleri yan yana koyabildiği bir araç çok daha esnek bir çözüm sunuyor.
On ikincisi, en pahalı seçeneğin en sağa konması. Okuma soldan sağa ilerlediği için son sütun bir bitiş noktası gibi algılanıyor; sıralama hangi seçeneğin öne çıkacağını sessizce etkiliyor ve bu tercih bilinçli yapılmalı.
Neyi çözmez?
Tablo, seçenekler gerçekten benzerken fark yaratmaz. Ürünler arasında anlamlı bir ayrım yoksa tablo yalnızca kararsızlığı görünür kılar.
Sıkça sorulan sorular
Kaç sütun olmalı?
En fazla üç. Daha fazlası karar üretmeyi tamamen durdurabilir.
Bir seçeneği öne çıkarmalı mıyım?
Evet. Kararsız kullanıcı bir dayanak arar; işaretlenmiş bir sütun ona sebep verir.
Mobilde ne yapmalıyım?
Dikey kart düzenine çevirin. Yatay kaydırma sütunları aynı anda görmeyi engeller.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Ürün Sayfası Optimizasyonu Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
E-ticaret için ürün görseli, açıklama, güven alanı, beden/kargo/iade, yorumlar ve sepete ekleme oranı optimizasyonu.