Sayılarla ne demek?
Skor, hesabınızın performansını ölçmez. Google'ın önerilerine ne kadar uyduğunuzu ölçer. Bütün önerileri kabul ederseniz yüz olur; hiçbirini uygulamazsanız düşük kalır.
Öneriler her zaman size uygun değil. Bazıları bütçe artırmak, teklif stratejisi değiştirmek ya da geniş eşleme açmak gibi doğrudan harcamayı büyüten şeyler.
Bu yüzden skor bir hedef değil, bir gözden geçirme listesi. İçinde gerçekten değerli öneriler de var, uygulandığında zarar verecek olanlar da.
Hangi öneri ne?
| Öneri türü | Değerlendirme |
|---|---|
| Bozuk bağlantı, eksik uzantı | Genelde uygula |
| Olumsuz kelime önerisi | İncele, çoğu faydalı |
| Yeni anahtar kelime | Tek tek değerlendir |
| Geniş eşleme aç | Dikkatli ol |
| Bütçeyi artır | Karlılığa bak |
| Otomatik uygulamayı aç | Genelde kapalı tut |
Son satır özellikle önemli. Önerilerin otomatik uygulanması açıldığında hesabınızda sizin onaylamadığınız değişiklikler oluyor; sonradan neyin neden değiştiğini bulmak zorlaşıyor.
Nasıl kullanılır?
- Listeyi düzenli açın. Teknik uyarılar değerli.
- Tek tek değerlendirin. Toplu kabul etmeyin.
- Reddetmekten çekinmeyin. Reddedilen öneri skordan düşer, sorun değil.
- Otomatiği kapalı tutun. Kontrol sizde kalsın.
- Performansla karıştırmayın. Skor bir sonuç ölçüsü değil.
Uygulamada ne oluyor?
En sık hata, skorun bir başarı göstergesi sanılması. Yüzde yüze ulaşmak için bütün öneriler kabul ediliyor ve hesap, işletmenin değil sistemin tercihlerine göre şekilleniyor.
İkinci gözlem, raporlarda performans metriğiymiş gibi sunulması. Yöneticiye gösterilen panolarda bu yüzde yanlış bir güven veriyor; ciroyla hiçbir bağı yok.
Üçüncüsü, otomatik uygulama ayarının açık bırakılması. Değişiklikler habersiz oluyor ve performans düştüğünde sebebi bulmak zorlaşıyor.
Dördüncüsü, değerli önerilerin gürültü içinde kaybolması. Bozuk iniş sayfası ya da onaylanmamış reklam uyarıları gerçekten önemli; liste hiç açılmadığında bunlar da kaçıyor.
Beşincisi, geniş eşleme önerisinin düşünmeden kabul edilmesi. Hacim artıyor ama ilgisiz sorgular geliyor ve maliyet yükseliyor.
Altıncısı, önerilerin reddedilmesinden çekinilmesi. Reddetmek skoru düşürüyor ama hesabı korumuş oluyorsunuz; skor kaybı burada doğru karar.
Yedincisi, ajans performansının bu skorla ölçülmesi. Skor yükseltmek kolay, kar üretmek zor; yanlış hedef yanlış davranışı teşvik ediyor.
Sekizincisi, teklif stratejisi değişikliğinin hafife alınması. Strateji değiştiğinde sistem yeniden öğrenmeye giriyor ve performans geçici olarak bozuluyor.
Dokuzuncusu, yeni kelime önerilerinin toplu eklenmesi. Bir kısmı alakasız oluyor ve hem bütçeyi hem kalite ortalamasını aşağı çekiyor.
Onuncusu, skorun kampanya bazında okunmaması. Hesap genelindeki yüzde, içindeki gerçekten sorunlu kampanyayı gizliyor.
On birincisi, listenin bir öğrenme kaynağı olarak görülmemesi. Öneriler, sistemin hesabınızda ne gördüğünü anlatıyor: nerede fırsat, nerede israf tespit ettiğini. Kabul etmeseniz bile neden bunu önerdiğini okumak, hesabın nasıl değerlendirildiğini öğrenmenin en doğrudan yolu.
On ikincisi, önerilerin tahmini etki rakamlarına olduğu gibi inanılması. Her önerinin yanında beklenen bir kazanç yazıyor; bu sayılar modele dayalı tahminler ve genelde iyimser çıkıyor. Öneriyi uyguladıktan sonra vaat edilen etkiyle gerçekleşeni karşılaştırmak, hangi öneri türüne ne kadar güvenileceğini zamanla öğretiyor.
Neyi göstermez?
Skor, hesabın kazandırdığını göstermez. Önerilere uyum oranını gösterir; ciroyla arasında doğrudan bir bağ yoktur.
Sıkça sorulan sorular
Yüzde 100 olmalı mı?
Olmamalı. Bazı öneriler doğrudan harcamayı büyütür ve işletmenize uymayabilir.
Reddetmek zararlı mı?
Değil. Skor düşer ama hesabınızı korumuş olursunuz.
Otomatik uygulamayı açmalı mıyım?
Genelde hayır. Habersiz değişiklikler sorunun kaynağını bulmayı zorlaştırır.
Bu kavramın bütün resim içindeki yerini Google Ads E-Ticaret Reklam Rehberi içinde ayrıntılı anlattım.
Search, Performance Max, Demand Gen, YouTube ve Display kampanyalarını niyet odaklı kurgulayıp yönetiyorum.