E-ticaret blogu kategori satışlarını üç yoldan destekler. Satın almadan önce sorulan soruları cevaplayıp okuru doğru kategoriye taşır, biriktirdiği otoriteyi iç bağlantılarla kategori sayfalarına aktarır ve markanın o ürün grubunda uzman olarak tanınmasını sağlar. Bu üçü birlikte çalışmadığında blog ya hiç okunmaz ya da çok okunur ama hiçbir şey satmaz.

Önce yaygın bir yanlışı düzeltmek istiyorum. "E-ticaret blogu trafik içindir" cümlesini çok duyuyorum. Bu cümle, hacmi yüksek ama satışla ilgisi zayıf konulara yazılar yazdırır. "Yaz tatili için 10 öneri" yazısı bir mayo markasına binlerce ziyaretçi getirebilir ama bu ziyaretçilerin çok azı mayo almaya gelmiştir. Blogun ölçüsü trafik değil, kategori sayfalarına taşıdığı ziyaretçi ve o ziyaretçinin satışa katkısıdır. Bu ölçüyle bakıldığında ayda yüz kişinin okuduğu bir beden rehberi, ayda on bin kişinin okuduğu genel bir yaşam tarzı yazısından daha değerli çıkabiliyor.

Hangi blog yazıları kategori satışını gerçekten destekler?

Sahada üç tür yazının kategori satışına doğrudan katkı verdiğini görüyorum. Satın alma rehberleri, kullanım ve bakım rehberleri ve karşılaştırma yazıları. Üçünün de ortak noktası, okurun zaten o ürün grubuyla ilgili bir karar ya da ihtiyaç içinde olması.

Yazı türüÖrnekBağlandığı kategori
Satın alma rehberiKoşu ayakkabısı alırken taban yapısına nasıl bakılır?Koşu ayakkabıları
Kullanım ve bakımDeri ceket nasıl temizlenir ve saklanır?Deri ceketler ve bakım ürünleri
KarşılaştırmaPamuklu mu bambu nevresim mi?Nevresim takımları
Durum ve ihtiyaçYeni doğan için hastane çantasına ne konur?Bebek giyim ve bakım
Beden ve uyumBüyük beden elbise seçerken kalıp nasıl anlaşılır?Büyük beden elbiseler

Dördüncü ve beşinci satırlar en çok ihmal edilen türler. Durum yazıları, kullanıcının bir ihtiyaç anında aradığı soruları cevaplar ve sepet büyüklüğünü artırır. Beden ve uyum yazıları ise iade oranını düşürür, çünkü kullanıcı doğru ürünü seçmeyi öğrenir. Beden güveni üzerine gerçek bir örneği büyük beden vaka analizinde anlattım.

Bir blog yazısı kategoriye nasıl bağlanmalı?

Bağlantı, konunun doğal olarak ürüne değdiği cümlede verilmeli. Örneğin taban yapısını anlatan bir paragrafın sonunda "uzun mesafe için yumuşak tabanlı koşu ayakkabıları" ifadesi ilgili alt kategoriye bağlanır. Bağlantı okurun o anda aklına gelen sorunun cevabı olur, yazının ortasına sıkıştırılmış bir reklam olmaz. Yazının başında, ortasında ve sonunda üç kez aynı kategoriye bağlantı vermek ise okuru rahatsız eder. Benim pratiğim, yazının bağlamına göre bir ana kategori ve en fazla iki alt kategori ya da öne çıkan ürüne bağlantı vermek.

Bağlantının çevresindeki cümle de önemli. Bağlantı metni ve hemen etrafındaki ifade, hedef sayfanın neyle ilgili olduğunu arama motoruna anlatır. "Deri ceket modelleri" bağlantısı, "buraya göz atın" bağlantısından çok daha fazla bağlam taşır. Bağlantı yapısının genel kurallarını e-ticaret iç linkleme yazısında anlattım.

Kategori sayfası da bloga bağlanmalı mı?

Evet, ama ölçülü. Kategori sayfasının alt kısmında, ürün listesinden sonra, o kategoriyle ilgili iki üç rehbere verilen bağlantılar kararsız kullanıcıya yardım eder. Örneğin koşu ayakkabıları kategorisinin altında "doğru numara nasıl seçilir" ve "taban yapısına göre seçim" rehberleri. Bu bağlantılar kategori açıklamasının bir parçası olarak da verilebilir. Önemli olan, kategori sayfasının ana işinin ürün listelemek olduğunu unutmamak. Rehber bağlantıları ürünlerin önüne geçmemeli. Kategori açıklamasının yerini ve uzunluğunu kategori açıklaması yazısında ele aldım.

Blog kategori sayfasıyla aynı kelimeyi hedefleyebilir mi?

Hedeflememeli. "Kadın deri ceket" sorgusu bir kategori sorgusudur ve cevabı ürün listesidir. Bu sorguya bir blog yazısıyla girmeye çalışmak, kategori sayfanızla yarışan bir sayfa yaratır. Blog yazısı kategori sorgusunun etrafındaki soruları hedeflemeli. "Deri ceket nasıl seçilir", "deri ceket hangi renk pantolonla giyilir", "suni deri mi hakiki deri mi" gibi. Bu sorular kategori sorgusuyla aynı müşteriye ait ama farklı niyetler taşır. Niyet ayrımını arama niyeti analizi yazısında anlattım.

Gerçek bir örnek nasıl işledi?

Bir online çiçek markasında SEO'yu genel trafik için değil, teslimat ve özel gün niyeti için kurduk. Şehir ve ilçe bazlı teslimat sayfalarının yanında doğum günü, yıldönümü, geçmiş olsun ve yeni bebek gibi durum sayfaları ve çiçek bakımı rehberleri hazırladık. Rehberler, kullanıcıyı ilgili durum ve teslimat sayfalarına bağlıyordu. İlk anlamlı sonuçlar dördüncü ayda geldi. On ikinci ayın sonunda organik ciro toplam cironun %23'ünü oluşturuyordu ve teslimat odaklı 17 sorgu kümesi ilk üç sonuca taşınmıştı. Ayrıntılar online çiçekçi vaka analizinde.

Bu örnekte rehberlerin kendisi az satış getirdi. Ama rehberlerin bağlandığı durum ve teslimat sayfaları, rehberlerden gelen bağlantılarla güçlendi ve satışın büyük kısmını onlar getirdi. Blogun kategori desteği tam olarak bu dolaylı etkiden geliyor. Rehberlerin trafik raporuna bakıp "bu yazılar satış getirmiyor" diye karar verseydik, satışın asıl kaynağını da zayıflatmış olacaktık.

Blogun kategori satışına katkısı nasıl ölçülür?

Son tıklama raporları blogun katkısını neredeyse hiç göstermez, çünkü okur genellikle blogdan doğrudan satın almaz. Ben üç ölçüye bakıyorum. Birincisi, blog yazılarından kategori ve ürün sayfalarına geçen oturum sayısı. İkincisi, bu oturumların dönüşüm oranı ve sepet büyüklüğü. Üçüncüsü, bir blog yazısını okuyup sonraki günlerde başka bir kanaldan dönüp satın alan kullanıcılar. GA4'teki yol keşfi ve segment karşılaştırması bu analizleri yapmaya yetiyor. Atıf tarafındaki tuzakları atıf hataları yazısında anlattım.

Hangi kategoriler için önce blog yazılmalı?

Her kategoriye aynı anda içerik üretmek mümkün değil. Ben önceliği üç ölçüyle belirliyorum. Kategorinin cirodaki payı, kategori sayfasının organik aramadaki mevcut durumu ve kategoride satın alma öncesi soru sorma ihtiyacının ne kadar yüksek olduğu. Ciroda büyük payı olan, organikte ikinci sayfada kalmış ve kullanıcının karar vermeden önce çok soru sorduğu kategoriler ilk sıraya çıkar. Örneğin mobilya, yatak, bebek arabası ya da beyaz eşya gibi pahalı ve uzun karar süreçli ürünler. Tişört ya da çorap gibi hızlı karar verilen ürünlerde blogun etkisi daha sınırlıdır. Uzun karar süreçli bir kategorinin nasıl yönetildiğini mobilya vaka analizinde anlattım.

Ürün kartları blog yazısının içine konmalı mı?

Uygun yerde, ölçülü biçimde evet. Bir satın alma rehberinin içinde, anlatılan özelliği taşıyan iki üç ürünü kart olarak göstermek okurun soyut bilgiden somut seçime geçmesini kolaylaştırır. Ama kartların sayısı arttıkça yazı bir ürün listesine dönüşür ve hem okurun hem arama motorunun gözünde rehber olma niteliğini kaybeder. Kartların stok ve fiyat bilgisinin güncel olması da şart. Stoktan çıkmış bir ürünü öneren rehber güven kaybettirir.

Bir blog yazısı nasıl açılmalı ki okur kategoriye geçsin?

Açılış, okurun sorusuna doğrudan cevap vermeli ve bu cevap okuru bir sonraki adıma hazırlamalı. "Koşu ayakkabısı seçerken en önemli ölçü ayağınızın basış tipidir" diye başlayan bir yazı, okura hem bilgiyi hem de kendi durumunu düşünme fırsatını verir. Okur basış tipini öğrendiği anda o tipe uygun ürünleri görmek ister. Bağlantının en doğal yeri tam orasıdır. Uzun bir giriş paragrafıyla başlayıp cevabı sona saklayan yazılar ise okuru kategoriye taşımadan kaybeder.

Sezonluk yazılar kategori satışını nasıl öne çeker?

E-ticarette talep takvime bağlı. Okula dönüş, bayramlar, Anneler Günü, yılbaşı ve Kasım indirimleri. Bu dönemlerden önce yayınlanan rehberler, kullanıcının araştırmaya başladığı anda onu karşılar ve ilgili kategoriye taşır. Ama bu yazıların sezondan haftalar önce yayınlanması gerekiyor, çünkü yeni bir sayfanın sıralama alması zaman alıyor. Sezon başladığında yazılan rehber, çoğu zaman sezon bittikten sonra sıralama alır. Takvimin nasıl kurulduğunu sezonluk içerik planı yazısında anlattım.

Blog yazıları ürün açıklamalarının yerini tutar mı?

Tutmaz, ama birbirini tamamlarlar. Ürün açıklaması o ürüne özgü bilgiyi verir. Ölçü, malzeme, kullanım, uyum. Blog yazısı ise ürün grubunun genelindeki soruları cevaplar. İkisi birbirine bağlandığında kullanıcı hem genel bilgiye hem ürüne özgü ayrıntıya kolayca ulaşır. Ürün açıklamalarının SEO tarafını ürün açıklaması SEO yazısında ele aldım.

Blog yapay zeka alışveriş önerilerine nasıl katkı verir?

Kullanıcılar artık "koşuya yeni başlayan biri için hangi ayakkabı uygun" gibi soruları yapay zeka asistanlarına soruyor. Asistanlar bu soruya cevap verirken hem ürün bilgisine hem de konuyu açıklayan rehberlere bakıyor. Markanızın bir ürün grubunda derin ve tutarlı rehberler yayınlaması, asistanın o ürün grubunda markanızı kaynak olarak görme ihtimalini artırır. Bu konuyu e-ticaret için GEO yazısında açtım.

Blog planını kategori satış verisinden başlatın. En çok ciro getiren ama organikte zayıf kalan beş kategoriyi seçin ve her biri için müşterinin satın almadan önce sorduğu beş soruyu yazın. İlk yirmi beş yazınız bunlar olsun. Bu yöntemi danıştığım e-ticaret markalarına öneriyorum, Adem Demir olarak da kendi planlarımı hep bu sırayla kuruyorum. E-ticaret SEO'nun bütününü e-ticaret SEO rehberi anlatıyor, birlikte çalışmak için e-ticaret SEO danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu konunun tüm rehberi E-Ticaret SEO Nasıl Yapılır? Kategori, Ürün ve Filtre Sayfalarından Satış Getiren Organik Trafik ve Ajans Seçimi
İlgili hizmet E-Ticaret SEO Danışmanlığı

Reklamların satış getirmiyor mu?

Reklam hesabını birlikte inceleyelim, nerede bütçe kaybettiğini netçe görelim.

Ücretsiz Ön Görüşme
Adem Demir
Yazar

Adem Demir

10+ yıldır e-ticaret markalarının performans pazarlamasını yönetiyorum. Giyim.tr, bilet.com ve ara.com.tr gibi markalarla Meta Ads, Google Ads ve dönüşüm optimizasyonu tarafında çalıştım. Bu blogdaki her yazı, yönettiğim gerçek reklam hesaplarından edinilen saha deneyimine dayanır.